
ORTADOĞU İTTİFAKLARI VE BÖLGESEL
GÜVENLİK MİMARİSİ
ÖNSÖZ
Ortadoğu, modern
uluslararası ilişkiler tarihinde güvenlik ittifaklarının, savunma
antlaşmalarının, bölgesel örgütlenmelerin ve askerî koalisyonların en yoğun
biçimde ortaya çıktığı jeopolitik alanlardan biri olmuştur. Bölgenin stratejik
konumu, enerji kaynakları, deniz ve kara ulaşım güzergâhları, büyük güç
rekabetleri, Arap-İsrail çatışmaları, İran ve Körfez merkezli güç dengeleri,
Soğuk Savaş’ın bölgesel yansımaları ve 21. Yüzyılda ortaya çıkan yeni güvenlik
tehditleri, Ortadoğu’daki güvenlik yapılanmalarının sürekli biçimde dönüşmesine
neden olmuştur.
Bu çalışma,
1937’de Sâdâbâd Paktı ile başlayan ve 2026 yılına kadar uzanan dönemde Ortadoğu
güvenlik mimarisinin geçirdiği dönüşümü tarihsel ve karşılaştırmalı bir
perspektifle incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın temel amacı,
bölgedeki güvenlik yapılanmalarını yalnızca kronolojik biçimde sıralamak değil;
bunların ortaya çıktıkları tarihsel koşulları, hukuki ve kurumsal
niteliklerini, bölgesel güç dengeleri üzerindeki etkilerini ve zaman içerisindeki
dönüşümlerini birlikte değerlendirmektir.
Bu kapsamda
Sâdâbâd Paktı, Arap Birliği, Arap Ortak Savunma Antlaşması, Bağdat Paktı,
CENTO, Körfez İşbirliği Konseyi, Yarımada Kalkanı Gücü, Şam Deklarasyonu,
NATO’nun bölgesel ortaklık mekanizmaları, İslamî Askerî Terörle Mücadele
Koalisyonu, Yemen Koalisyonu, Abraham Anlaşmaları ve Negev Forumu gibi farklı
nitelikteki yapılanmalar aynı tarihsel çerçeve içerisinde değerlendirilmiştir.
Bunun yanında İran merkezli bölgesel ortaklıklar, Türkiye-Katar savunma ilişkileri,
Körfez güvenlik sistemi ve 2025–2026 döneminde ortaya çıkan yeni savunma
düzenlemeleri de çalışmanın kapsamına alınmıştır.
Çalışmada temel
olarak, farklı güvenlik yapılanmalarının aynı hukuki ve siyasal kategori
altında değerlendirilmemesine özen gösterilmiştir. Karşılıklı savunma
yükümlülüğü içeren antlaşmalar ile siyasi işbirliği örgütleri, güvenlik
ortaklıkları, askerî koalisyonlar ve daha geniş güvenlik ağları birbirinden
ayrılmıştır. Böylece “ittifak” kavramının bütün bölgesel güvenlik yapılanmalarını
açıklamak için kullanılmasından kaynaklanabilecek kavramsal belirsizliklerin
önüne geçilmeye çalışılmıştır.
1937–2026
arasındaki yaklaşık doksan yıllık dönemin tek ve kesintisiz bir ittifak zinciri
şeklinde değerlendirilmesi de yanıltıcı olacaktır. Ortadoğu güvenlik sistemi,
birbirinin doğrudan devamı olan yapılardan ziyade, değişen uluslararası ve
bölgesel koşullara göre yeniden şekillenen ve zaman zaman birbirleriyle kesişen
güvenlik ilişkilerinden meydana gelmiştir. Bu nedenle çalışma, farklı
dönemlerin kendine özgü güvenlik mimarilerini ortaya koymaya ve bunlar
arasındaki süreklilikleri ve kopuşları birlikte değerlendirmeye yönelmiştir.
Çalışmanın 2026
yılına kadar uzatılması, güncel gelişmelerin tarihsel perspektiften ele
alınmasına imkân vermektedir. Bununla birlikte özellikle 2025 ve 2026 yıllarına
ilişkin gelişmeler bakımından kaynakların ve resmî belgelerin zaman içerisinde
değişebileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle yakın tarihli düzenlemeler,
mümkün olduğunca birincil kaynaklar ve güvenilir güncel belgeler üzerinden
değerlendirilmiş; ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek yeni belgeler ve
akademik çalışmaların mevcut değerlendirmeleri tamamlayabileceği kabul
edilmiştir.
Bu çalışma,
Ortadoğu’daki güvenlik yapılanmalarının yalnızca askerî boyutunu değil,
diplomatik, ekonomik ve jeopolitik boyutlarını da birlikte değerlendirmeyi
amaçlamaktadır. Böylece bölgesel güvenlik ilişkilerinin kuruluş nedenleri kadar
süreklilikleri, dönüşümleri, başarısızlıkları ve sonraki güvenlik yapılanmalarına
bıraktıkları mirasın da daha bütünlüklü biçimde anlaşılması hedeflenmektedir.
ÖZET
Bu çalışma, 1937–2026 yılları arasında Ortadoğu’da ortaya
çıkan paktları, dostluk ve savunma antlaşmalarını, bölgesel güvenlik
örgütlerini, askerî koalisyonları ve devletlerarası güvenlik ortaklıklarını
tarihsel ve karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Araştırmanın temel
amacı, Ortadoğu güvenlik mimarisinin yaklaşık doksan yıllık süreç içerisinde
geçirdiği dönüşümü ve bu dönüşümde bölgesel devletler ile bölge dışı güçlerin
rollerini ortaya koymaktır.
Çalışmanın başlangıç noktası 1937 tarihli Sâdâbâd Paktı’dır.
Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan bu pakt, bölgesel
devletlerin güvenlik, istikrar ve saldırmazlık arayışlarının erken örneklerinden
biri olarak ele alınmaktadır. II. Dünya Savaşı sonrasında Arap Birliği ve 1950
tarihli Arap Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması, Arap devletleri
arasında kolektif güvenlik düşüncesinin gelişimini temsil ederken, 1955 tarihli
Bağdat Paktı ve daha sonra CENTO’ya dönüşen yapı, Soğuk Savaş’ın bölgesel
güvenlik düzenine yansımasını göstermektedir.
1979 İran Devrimi, Sovyetler Birliği’nin Afganistan’a
müdahalesi ve 1990 Irak’ın Kuveyt’i işgali sonrasında bölgesel güvenlik
mimarisinde önemli dönüşümler meydana gelmiştir. Bu süreçte Körfez İşbirliği
Konseyi ve Yarımada Kalkanı gibi bölgesel yapılar ortaya çıkarken, Amerika
Birleşik Devletleri’nin Körfez güvenliğindeki askerî ve stratejik rolü
belirginleşmiştir. 21. yüzyılda ise NATO ortaklık mekanizmaları, askerî
koalisyonlar, Abraham Anlaşmaları ve Negev Forumu gibi farklı nitelikteki
yapılanmalar bölgesel güvenlik ilişkilerinin yeni unsurları hâline gelmiştir.
Araştırmanın temel metodolojik yaklaşımı, söz konusu
yapıların tamamının aynı anlamda “ittifak” olarak değerlendirilmemesidir. Bu
nedenle karşılıklı savunma antlaşmaları, bölgesel örgütler, askerî
koalisyonlar, güvenlik ortaklıkları ve devlet dışı aktörlerle kurulan bölgesel
ilişki ağları ayrı kategoriler içerisinde ele alınmıştır.
Çalışmanın temel sonucu, 1937–2026 döneminde Ortadoğu
güvenlik sisteminin tek ve sürekli bir ittifak ekseni üzerinden gelişmediğini
göstermektedir. Aksine bölgesel güvenlik mimarisi; büyük güç rekabeti, bölgesel
güç dengeleri, ideolojik ayrışmalar, enerji güvenliği, Arap-İsrail çatışması,
İran-Suudi Arabistan rekabeti, terörizm, vekâlet savaşları ve yeni
askerî-teknolojik tehditler doğrultusunda sürekli yeniden şekillenmiştir. Bu
süreçte Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır, İsrail ve Pakistan gibi
devletler farklı dönemlerde birden fazla güvenlik yapılanmasının merkezinde
veya kesişim noktasında yer almıştır.
Sonuç olarak çalışma, 1937’deki bölgesel saldırmazlık
anlayışından Soğuk Savaş’ın kolektif savunma girişimlerine, Körfez merkezli
güvenlik sisteminden 21. yüzyılın çok taraflı ve esnek güvenlik ağlarına uzanan
dönüşümü ortaya koymaktadır. 2020’li yıllarda Ortadoğu’nun klasik bloklaşmadan
ziyade, aynı anda faaliyet gösteren çok sayıda bölgesel ve bölge dışı güvenlik
ağının kesiştiği çok merkezli bir güvenlik sistemi niteliği kazandığı ileri
sürülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Ortadoğu, ittifaklar, güvenlik mimarisi, savunma
antlaşmaları, Sâdâbâd Paktı, Bağdat Paktı, CENTO, Körfez İşbirliği Konseyi,
NATO, İsrail, İran, Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan, bölgesel güvenlik.
ABSTRACT
This study examines the pacts, friendship and defense
treaties, regional security organizations, military coalitions, and interstate
security partnerships that emerged in the Middle East between 1937 and 2026
from a historical and comparative perspective. Its primary objective is to
analyze the transformation of the Middle Eastern security architecture over
approximately nine decades and to assess the roles played by regional states
and extra-regional powers in this process.
The study begins with the 1937 Saadabad Pact. Concluded among
Türkiye, Iran, Iraq, and Afghanistan, the pact is examined as one of the early
examples of regional states seeking to establish a framework of security,
stability, and non-aggression. Following the Second World War, the Arab League
and the 1950 Treaty of Joint Defence and Economic Cooperation among Arab States
reflected the development of the concept of collective Arab security, while the
Baghdad Pact of 1955 and the organization that subsequently evolved into CENTO
represented the regional dimension of the Cold War security order.
The Iranian Revolution of 1979, the Soviet intervention in
Afghanistan, and Iraq’s invasion of Kuwait in 1990 produced major
transformations in the regional security architecture. During this period,
regional structures such as the Gulf Cooperation Council and the Peninsula
Shield Force emerged, while the military and strategic role of the United
States in Gulf security became increasingly prominent. In the twenty-first
century, NATO partnership mechanisms, military coalitions, the Abraham Accords,
and the Negev Forum introduced additional and qualitatively different forms of
security-related cooperation.
A central methodological premise of the study is that these
structures cannot all be classified as “alliances” in the same sense.
Accordingly, formal mutual-defense treaties, regional organizations, military
coalitions, security partnerships, and regional networks involving non-state
actors are examined as distinct categories.
The central finding is that the Middle Eastern security
system between 1937 and 2026 did not develop along a single and continuous
alliance axis. Rather, the regional security architecture was repeatedly
reshaped by great-power competition, regional power balances, ideological divisions,
energy security, the Arab-Israeli conflict, Saudi-Iranian rivalry, terrorism,
proxy warfare, and emerging military and technological threats. States such as
Türkiye, Iran, Saudi Arabia, Egypt, Israel, and Pakistan occupied central or
intersecting positions within multiple security arrangements at different
historical moments.
The study concludes that the Middle Eastern security
architecture evolved from the regional non-aggression framework represented by
the Saadabad Pact, through the collective-defense structures of the Cold War,
to the Gulf-centered security system and the flexible, overlapping security
networks of the twenty-first century. By the 2020s, the region increasingly
appears to constitute a multidimensional security environment in which multiple
regional and extra-regional security networks coexist, overlap, compete, and
occasionally cooperate rather than forming a single, clearly defined bloc
system.
Keywords: Middle East, alliances, security architecture, defense
treaties, Saadabad Pact, Baghdad Pact, CENTO, Gulf Cooperation Council, NATO,
Israel, Iran, Türkiye, Saudi Arabia, Pakistan, regional security.
GİRİŞ
Ortadoğu’nun modern siyasi tarihi, yalnızca devletler
arasındaki savaşlar, krizler ve diplomatik çatışmalar üzerinden değil, aynı
zamanda bu devletlerin güvenliklerini sağlamak amacıyla oluşturdukları paktlar,
karşılıklı savunma antlaşmaları, bölgesel örgütler, ikili savunma düzenlemeleri
ve geçici askerî koalisyonlar üzerinden de okunabilir. Bu yapılanmalar,
bölgedeki güç dengelerinin yanı sıra büyük güç rekabetlerinin, bölgesel tehdit
algılarının ve değişen güvenlik anlayışlarının da önemli göstergeleridir.
1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan
Sâdâbâd Paktı ile başlayan dönem, II. Dünya Savaşı sonrasında Arap Birliği ve
Arap Ortak Savunma Antlaşması, Soğuk Savaş sırasında Bağdat Paktı ve CENTO,
daha sonraki dönemde ise Körfez merkezli güvenlik yapılanmaları ve çeşitli çok
taraflı ortaklık ve koalisyonlarla farklı aşamalardan geçmiştir. 21. yüzyılda güvenlik
ilişkilerinin niteliği daha da çeşitlenmiş; devletlerarası savunma
düzenlemelerinin yanında ortaklık mekanizmaları, görev odaklı askerî
koalisyonlar, diplomatik normalleşme süreçleri ve devlet dışı aktörlerle
kurulan çok katmanlı ilişkiler de bölgesel güvenlik mimarisinin unsurları
hâline gelmiştir.
2025–2026 dönemindeki yeni savunma düzenlemeleri ise bu
tarihsel gelişimin güncel aşamasını oluşturmaktadır. Bu gelişmeler, Ortadoğu
ile Güney Asya arasındaki güvenlik ilişkilerinin daha doğrudan biçimde
birbirine bağlanması bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Bununla birlikte
yakın tarihli düzenlemelerin hukuki ve kurumsal sonuçlarının henüz tam olarak
ortaya çıkmamış olması nedeniyle, bu gelişmelerin değerlendirilmesinde
ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir.
Bu çalışmanın temel amacı, 1937–2026 dönemindeki güvenlik
yapılanmalarını tek bir “ittifaklar zinciri” şeklinde göstermek yerine, hukuki
statüleri, üyelik biçimleri, stratejik amaçları ve kurumsal süreklilikleri
bakımından birbirinden ayırarak incelemektir. Böylece farklı nitelikteki
pakt, antlaşma, örgüt, ortaklık ve askerî koalisyonların aynı kavramsal
kategori içerisinde değerlendirilmesinden kaynaklanabilecek sorunların önüne
geçilmesi amaçlanmaktadır.
Kavramsal
ve metodolojik çerçeve
Bu
çalışmada dört temel kategori kullanılmaktadır.
Pakt
ve antlaşmalar,
devletlerin hukuken taraf olduğu ve belirli yükümlülükler üstlendiği
uluslararası belgeleri ifade etmektedir.
Bölgesel
örgütler ve ortaklık mekanizmaları, sürekli kurumsal yapıya sahip
olmakla birlikte doğrudan karşılıklı savunma yükümlülüğü yaratmayan oluşumları
kapsamaktadır.
Askerî
koalisyonlar,
belirli bir savaş, kriz veya operasyon amacıyla oluşturulan ve kalıcı ittifak
niteliği taşımayan devletlerarası askerî yapılanmaları ifade etmektedir.
Güvenlik
ağları ve stratejik eksenler
ise tek bir kurucu antlaşmaya dayanmayan; ikili savunma anlaşmaları, askerî
üsler, silah tedariki, istihbarat işbirliği, ortak tatbikatlar ve diplomatik
koordinasyon gibi unsurların oluşturduğu daha geniş güvenlik ilişkilerini ifade
etmektedir.
Bu
ayrım özellikle önemlidir. Çünkü Bağdat Paktı ile Yemen Koalisyonu aynı hukuki
kategoriye sokulamayacağı gibi, NATO’nun İstanbul İşbirliği Girişimi ile Negev
Forumu da karşılıklı savunma ittifakı olarak değerlendirilemez.
Çalışmadaki
gösterim sistemi de buna göre düzenlenmiştir:
BÜYÜK
HARFLER:
Antlaşmanın
veya örgütün resmî devlet tarafları/üyeleri.
küçük
harfler:
Dış
destekçiler, stratejik ortaklar veya ilişkili devletler.
[ÖRGÜT]:
Devlet
olmayan kurumsal taraf.
DEVLET
DIŞI AKTÖRLER:
Devletlerarası
ittifakların üyeleri olarak değil, ayrı aktör kategorisi olarak
değerlendirilmiştir.
SÂDÂBÂD PAKTI — 1937
TÜRKİYE – İRAN – IRAK – AFGANİSTAN
Niteliği: Saldırmazlık, bölgesel istikrar ve karşılıklı güvenlik
Sâdâbâd Paktı 8 Temmuz 1937’de Tahran’da Türkiye, İran, Irak
ve Afganistan arasında imzalandı. Paktın oluşumunun arka planında bölgesel
sınır sorunlarının kontrol altına alınması, karşılıklı saldırmazlığın güvence
altına alınması ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi bulunuyordu. Türkiye’nin
doğu komşularıyla ilişkilerinin kurumsallaştırılması bakımından pakt önemli bir
dönüm noktasıdır. Atatürk Ansiklopedisi de paktın dört devlet arasında 8 Temmuz
1937’de kurulduğunu ve daha önceki Türkiye–İran–Irak diplomatik temaslarının bu
oluşumun zeminini hazırladığını belirtmektedir.
Sâdâbâd Paktı’nın doğrudan bir NATO tipi askerî ittifak
olarak tanımlanması doğru değildir. Paktın güvenlik boyutu bulunmakla birlikte,
temel hukuki mantığı saldırmazlık, sınırların ve egemenliğin tanınması ve
karşılıklı içişlerine müdahale etmeme prensipleri üzerine kurulmuştur.
İngiltere’nin bölgedeki stratejik çıkarları ve Sovyetler
Birliği’nin güney sınırlarına ilişkin jeopolitik faktörler paktın uluslararası
çevresini etkileyen unsurlar olarak değerlendirilebilir; ancak İngiltere’yi
paktın “destekleyen üyesi” gibi göstermek doğru değildir.
ARAP BİRLİĞİ — 1945
MISIR – IRAK – ÜRDÜN – LÜBNAN – SUUDİ ARABİSTAN – SURİYE –
YEMEN
Niteliği: Bölgesel siyasi örgütlenme
Arap Birliği 22 Mart 1945’te Kahire’de kurulmuştur. Kurucu
devletler Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan, Suriye ve Yemen’dir.
Arap Birliği doğrudan bir askerî ittifak değildir. Bununla
birlikte daha sonra oluşturulacak Arap Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği
Antlaşması’nın kurumsal çatısını oluşturması bakımından Ortadoğu güvenlik
mimarisinin temel unsurlarından biridir.
Bu nedenle Arap Birliği’nin kronolojiye dahil edilmesi
gerekmektedir; ancak “savunma ittifakı” kategorisinde değil, bölgesel örgüt
kategorisinde değerlendirilmelidir.
ARAP ORTAK SAVUNMA VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ANTLAŞMASI — 1950
ARAP BİRLİĞİ ÜYESİ DEVLETLER
Niteliği: Kolektif savunma ve ekonomik işbirliği
Antlaşma 17 Haziran 1950’de imzalanmıştır. Antlaşmanın temel
özelliği, bir veya daha fazla Arap devletine yönelik silahlı saldırının diğer
tarafların güvenliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmesi ve
tarafların bireysel ve kolektif savunma çerçevesinde yardım yükümlülüğü
üstlenmesidir. Birleşmiş Milletler belgelerinde antlaşmanın kolektif savunma
yükümlülüğü açık biçimde kayda geçirilmiştir.
Bu nedenle 1950 Antlaşması, çalışmada yer alan belgeler
arasında en açık kolektif savunma karakterine sahip erken dönem Arap düzenlemelerinden
biri olarak değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte antlaşmanın varlığı ile pratikte birleşik ve
sürekli bir Arap ordusunun ortaya çıkması aynı şey değildir. Arap devletlerinin
farklı rejim anlayışları, ulusal çıkarları ve İsrail meselesine ilişkin farklı
stratejileri ortak savunma mekanizmasının etkinliğini sınırlamıştır.
TÜRKİYE–PAKİSTAN DOSTANE İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI — 1954
TÜRKİYE – PAKİSTAN
Niteliği: İkili dostluk ve güvenlik işbirliği
2 Nisan 1954 tarihli Türkiye–Pakistan anlaşması, iki ülke
arasındaki ilişkilerin Soğuk Savaş güvenlik mimarisi içerisinde gelişmesinin
önemli aşamalarından biridir. NATO Arşivleri belgeyi “Agreement for Friendly
Co-operation concluded between Turkey and Pakistan” olarak kaydetmektedir.
Bu belge doğrudan Bağdat Paktı’nın kendisi değildir; ancak
Türkiye ile Pakistan arasında güvenlik alanındaki yakınlaşmanın daha sonra
ortaya çıkacak “Kuzey Kuşağı” sistemine katkı sağlayan önemli halkalarından
biridir.
ABD ve Birleşik Krallık, Soğuk Savaş döneminde Türkiye, Irak,
İran ve Pakistan arasında Batı yanlısı bir bölgesel güvenlik sistemi
oluşturulmasını desteklemiştir. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 1955 tarihli
belgelerinde bu yapı açık biçimde “Northern Tier” olarak tanımlanmıştır.
BAĞDAT PAKTI — 1955
TÜRKİYE – IRAK – BİRLEŞİK KRALLIK – PAKİSTAN – İRAN
Niteliği: Soğuk Savaş dönemi bölgesel savunma ittifakı
Bağdat Paktı’nın hukuki başlangıcı 24 Şubat 1955’te Türkiye
ile Irak arasında imzalanan karşılıklı işbirliği paktıdır. Birleşik Krallık 5
Nisan 1955’te, Pakistan 23 Eylül 1955’te ve İran 3 Kasım 1955’te sisteme
katılmıştır. Birleşmiş Milletler Antlaşmalar Serisi üyelik tarihlerini bu
şekilde kaydetmektedir.
Dolayısıyla Bağdat Paktı’nı tek günde beş devlet tarafından
kurulmuş bir yapı olarak göstermek yerine aşamalı kuruluş şeklinde
değerlendirmek daha doğrudur.
ABD paktın resmî üyesi olmamıştır. Bununla birlikte ABD
yönetimi paktın oluşumunu ve “Kuzey Kuşağı” savunma düzenini desteklemiştir.
1955 tarihli Amerikan diplomatik belgelerinde Türkiye, Irak, İran ve
Pakistan’ın oluşturacağı yapı açık biçimde Batı yanlısı bölgesel savunma
düzeninin temel unsuru olarak değerlendirilmiştir.
Bağdat Paktı’nın temel stratejik arka planı Soğuk Savaş’ta
Sovyetler Birliği’nin güney çevresinde bir savunma kuşağı oluşturulmasıydı.
Bununla birlikte paktın her bir üyesinin Sovyet tehdidine ilişkin algısı aynı
değildi.
BAĞDAT PAKTI’NDAN CENTO’YA GEÇİŞ — 1958–1959
TÜRKİYE – İRAN – PAKİSTAN – BİRLEŞİK KRALLIK
Niteliği: Bağdat Paktı’nın Irak’ın çekilmesinden sonra yeniden
yapılandırılması
Irak’ta 1958’de gerçekleşen askerî darbenin ardından Irak’ın
paktan ayrılması, Bağdat merkezli yapının sona ermesine yol açtı.
Bunun ardından örgüt yeniden düzenlendi ve 1959’da Central
Treaty Organisation (CENTO) adını aldı.
Bu nedenle kronolojik olarak:
1955–1958: BAĞDAT PAKTI
1958–1959: DÖNÜŞÜM SÜRECİ
1959–1979: CENTO
şeklindeki ayrım daha doğrudur.
CENTO, NATO’nun alt kuruluşu değildi. Türkiye’nin NATO
üyeliği ile CENTO üyeliği arasında stratejik bağlantı bulunmakla birlikte iki
örgüt hukuken ayrı yapılardı. Dolayısıyla “NATO → Türkiye → İran → Pakistan”
şeklindeki doğrusal bir kurumsal zincir kullanılmamalıdır.
CENTO 1979’da İran Devrimi ve Pakistan’ın ayrılması sonrasında
fiilen sona erdi.
ARAP CAYDIRICI GÜCÜ — 1976
ARAP BİRLİĞİ ÇERÇEVESİNDE OLUŞTURULAN ORTAK KUVVET
Öne çıkan askerî unsur:
SURİYE
Niteliği: Lübnan İç Savaşı bağlamında kriz yönetimi ve askerî müdahale
gücü
1976’da Lübnan İç Savaşı’nın şiddetlenmesi üzerine Arap
Birliği çerçevesinde Arap Caydırıcı Gücü oluşturuldu.
Bu yapının “SURİYE – LÜBNAN” şeklinde iki devletli bir
ittifak olarak gösterilmesi doğru değildir. Suriye kuvvetleri gücün esas askerî
ağırlığını oluşturmuş olsa da yapı Arap devletlerinin ortak girişimi
niteliğindeydi.
Bu nedenle çalışma açısından Arap Caydırıcı Gücü bir kalıcı
savunma ittifakı değil, kriz dönemine özgü ortak askerî mekanizma olarak
sınıflandırılmalıdır.
KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ — 1981
SUUDİ ARABİSTAN – KUVEYT – BAHREYN – KATAR – BİRLEŞİK ARAP
EMİRLİKLERİ – UMMAN
Niteliği: Bölgesel siyasi, ekonomik ve güvenlik örgütü
Körfez İşbirliği Konseyi 25 Mayıs 1981’de kurulmuştur.
KİK doğrudan NATO tipi bir karşılıklı savunma ittifakı
değildir. Bununla birlikte İran Devrimi, İran-Irak Savaşı ve bölgesel
istikrarsızlık gibi gelişmeler sonucunda güvenlik ve savunma işbirliği örgütün
faaliyetlerinin önemli parçalarından biri haline gelmiştir.
KİK’in altı kurucu üyesi günümüzde de aynıdır. KİK belgeleri
örgütün siyasi, güvenlik, ekonomik ve toplumsal alanlarda koordinasyon ve
bütünleşme hedefini sürdürdüğünü göstermektedir.
YARIMADA KALKANI GÜCÜ — 1980’LER
SUUDİ ARABİSTAN – KUVEYT – BAHREYN – KATAR – BİRLEŞİK ARAP
EMİRLİKLERİ – UMMAN
Niteliği: KİK’in ortak askerî savunma mekanizması
Yarımada Kalkanı, KİK devletleri arasında ortak askerî
kapasite oluşturma düşüncesinin sonucudur. Kuruluş süreci 1980’lerin başında
başlamış ve ortak kuvvet 1984’te kurumsallaşmıştır.
Bu yapı KİK’in kendisiyle aynı şey değildir. KİK siyasi ve
ekonomik bir bölgesel örgütken Yarımada Kalkanı onun askerî güvenlik boyutunu
temsil etmektedir.
1990 Irak’ın Kuveyt’i işgali, KİK devletlerinin kendi ortak
askerî kapasiteleri ile dış güvenlik garantileri arasındaki farkı açık biçimde
ortaya çıkardı.
1990–1991 KÖRFEZ SAVAŞI VE ABD MERKEZLİ KÖRFEZ GÜVENLİK
MİMARİSİ
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – KİK ÜLKELERİ
Niteliği: Antlaşma değil; çok katmanlı güvenlik ağı
1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi Ortadoğu güvenlik sisteminde
büyük bir kırılma yarattı. Arap Ortak Savunma Antlaşması’nın mevcut olması,
Irak’ın saldırısını otomatik olarak ortak Arap askerî müdahalesine
dönüştürmedi. Arap devletleri farklı pozisyonlar alırken, uluslararası
koalisyonun askerî ağırlığını ABD ve müttefikleri oluşturdu.
Bu nedenle 1990 sonrası ortaya çıkan ABD merkezli güvenlik
sistemini tek bir “pakt” olarak değil, ikili savunma anlaşmaları, askerî
üsler, silah tedariki, ortak tatbikatlar ve ABD askerî varlığının birleşiminden
oluşan güvenlik mimarisi olarak değerlendirmek gerekir.
Bu bölümün ana kronolojik pakt listesinde değil, ayrı
güvenlik mimarisi kategorisinde bulunması metodolojik olarak daha doğrudur.
ŞAM DEKLARASYONU — 1991
MISIR – SURİYE – SUUDİ ARABİSTAN – BAHREYN – KUVEYT – KATAR –
BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – UMMAN
Niteliği: Bölgesel siyasi ve güvenlik koordinasyonu
Şam Deklarasyonu Mart 1991’de Körfez İşbirliği Konseyi
ülkeleri ile Mısır ve Suriye arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda
ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler kayıtlarında 5–6 Mart 1991’de Şam’da
gerçekleştirilen dışişleri bakanları toplantısının sonucunda “Damascus
Declaration concerning Coordination and Cooperation between the Arab States”
belgesinin oluşturulduğu görülmektedir.
Şam Deklarasyonu’nun temel amacı Körfez Savaşı sonrasında
Arap güvenlik sisteminin yeniden düzenlenmesi ve Körfez devletleri ile Mısır ve
Suriye arasında koordinasyon sağlanmasıydı.
Bununla birlikte Şam Deklarasyonu’nu kalıcı bir askerî
ittifak olarak tanımlamak doğru değildir.
NATO’NUN AKDENİZ DİYALOĞU VE İSTANBUL İŞBİRLİĞİ GİRİŞİMİ —
2004
Akdeniz Diyaloğu
NATO
– CEZAYİR – MISIR – İSRAİL – ÜRDÜN – MORİTANYA – FAS – TUNUS
Niteliği: NATO ortaklık
ve güvenlik diyaloğu
NATO’nun Akdeniz
Diyaloğu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika güvenlik mimarisinin önemli dış
bağlantılarından biridir.
İstanbul
İşbirliği Girişimi
NATO – BAHREYN – KUVEYT – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ
Seçilmiş faaliyetlere katılan:
UMMAN – SUUDİ ARABİSTAN
Niteliği: NATO ortaklık mekanizması
İstanbul
İşbirliği Girişimi 28 Haziran 2004’te NATO’nun İstanbul Zirvesi’nde başlatıldı.
NATO’nun kendi belgelerine göre girişimin amacı NATO ile daha geniş Ortadoğu
bölgesindeki ülkeler arasında güvenlik ve savunma alanlarında ikili işbirliği
geliştirmektir.
Burada
önemli nokta, NATO’nun bu ülkeleri üye yapmaması ve girişimin karşılıklı
savunma anlaşması olmamasıdır.
Günümüzde
girişimin dört resmî Körfez katılımcısı Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap
Emirlikleri’dir. Suudi Arabistan ve Umman ise belirli faaliyetlere
katılmaktadır.
TÜRKİYE–KATAR SAVUNMA ORTAKLIĞI — 2010’LAR–2026
TÜRKİYE – KATAR
Niteliği: İkili stratejik ve savunma ortaklığı
Türkiye ile Katar arasındaki ilişkiler 2010’lu yıllarda
savunma alanında yoğunlaşmıştır. Katar’daki Türk askerî varlığı ve iki ülke
arasındaki savunma anlaşmaları, özellikle 2017 Körfez krizinden sonra dikkat
çekmiştir.
Bu ilişki çok taraflı bir ittifak değildir. Dolayısıyla
çalışma içerisinde “ikili savunma ortaklığı” olarak
sınıflandırılmalıdır.
İSLAMİ ASKERÎ TERÖRLE MÜCADELE KOALİSYONU — 2015
SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇOK SAYIDA İSLAM ÜLKESİ
Niteliği: Terörle mücadele ve askerî koordinasyon koalisyonu
2015 yılında Suudi Arabistan öncülüğünde İslami Askerî
Terörle Mücadele Koalisyonu oluşturuldu.
Bu yapı NATO benzeri bir karşılıklı savunma ittifakı
değildir. Üyeleri arasında askerî, istihbarî, ideolojik ve iletişim alanlarında
koordinasyon hedeflenmiştir.
Bu nedenle tek tek ülkeleri “asli ittifak üyesi” ve
“destekleyen ülke” şeklinde ikiye ayırmak yerine, çok taraflı koalisyon
olarak göstermek daha doğrudur.
YEMEN KOALİSYONU — 2015
SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ASKERÎ KOALİSYON
Önemli katılımcılar: BİRLEŞİK ARAP
EMİRLİKLERİ – BAHREYN – KUVEYT – MISIR – ÜRDÜN – FAS – SUDAN
Niteliği: Savaş koalisyonu
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon Mart 2015’te
Yemen’deki Husiler karşısında uluslararası olarak tanınan Yemen hükümetini
desteklemek amacıyla askerî operasyon başlattı.
Bu oluşumun kalıcı bir savunma paktı olmadığı özellikle
belirtilmelidir. Koalisyona katılan ülkelerin askerî katkıları zaman içinde
değişmiş, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’deki yaklaşımı Suudi
Arabistan’ın yaklaşımından farklılaşmıştır.
Bu nedenle Yemen Koalisyonu, Ortadoğu ittifaklar tarihinin
değil, Ortadoğu askerî koalisyonlar tarihinin bir unsuru olarak
değerlendirilmelidir.
ABRAHAM ANLAŞMALARI — 2020
İSRAİL – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – BAHREYN
Sonraki normalleşme hattı:
FAS – SUDAN
Niteliği: Diplomatik normalleşme ve bölgesel işbirliği
2020 yılında İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn
arasındaki diplomatik normalleşme süreçleri Abraham Anlaşmaları çerçevesinde
gelişti. Daha sonra Fas ve Sudan da İsrail ile normalleşme sürecine dahil oldu.
ABD Dışişleri Bakanlığı arşivleri Abraham Anlaşmaları kapsamındaki İsrail–BAE,
İsrail–Bahreyn, İsrail–Fas ve Sudan belgelerini ayrı metinler olarak
yayımlamaktadır.
Abraham Anlaşmaları bir askerî ittifak değildir.
Ancak diplomatik normalleşme, ekonomik entegrasyon,
istihbarat, teknoloji, hava savunması ve güvenlik işbirliği alanlarında yeni
ilişkilerin oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Bu nedenle Abraham Anlaşmaları güvenlik mimarisinin
doğrudan askerî değil, dolaylı ve siyasi-diplomatik bir bileşeni olarak
değerlendirilmelidir.
İSRAİL–KÖRFEZ GÜVENLİK YAKINLAŞMASI — 2020’LER
İSRAİL – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – BAHREYN
Daha geniş normalleşme çevresi: MISIR – FAS
Stratejik dış ortak:
Amerika birleşik devletleri
Bu yapı resmî bir askerî ittifak değildir. Abraham
Anlaşmaları sonrasında İsrail ile bazı Arap devletleri arasında hava savunması,
erken uyarı, deniz güvenliği, istihbarat ve askerî teknoloji alanlarında
işbirliği gelişmiştir.
Dolayısıyla “İsrail–Körfez Güvenlik Ekseni” ifadesi bir analitik
kavram olarak kullanılabilir; ancak hukuki bir ittifak adı olarak
kullanılmamalıdır.
NEGEV FORUMU — 2022
İSRAİL – AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – MISIR – BİRLEŞİK ARAP
EMİRLİKLERİ – BAHREYN – FAS
Niteliği: Bölgesel işbirliği ve normalleşme platform
Negev Zirvesi 27–28 Mart 2022’de İsrail’in Sde Boker kentinde
gerçekleştirildi. Zirveye İsrail, ABD, Mısır, BAE, Bahreyn ve Fas dışişleri
bakanları katıldı. Daha sonra Negev Forumu bu altı devletin bölgesel işbirliği
çerçevesi olarak kurumsallaştırılmaya çalışıldı. Forumun 2022 çerçeve belgesi,
altı ülkeyi “members” olarak tanımlamaktadır.
Negev Forumu’nun çalışma alanları güvenlik ile sınırlı
değildir. Gıda güvenliği, su, enerji, sağlık, eğitim, turizm, ekonomik
işbirliği ve bölgesel güvenlik gibi birçok alanı kapsamaktadır.
Dolayısıyla forumu “İsrail-Arap askerî ittifakı” olarak
tanımlamak doğru değildir.
İRAN MERKEZLİ BÖLGESEL ORTAKLIK AĞI
İRAN
Devlet dışı ve yarı-devlet niteliğindeki ilişkili aktörler:
HİZBULLAH – ENSARULLAH/HUSİLER – IRAK’TAKİ BAZI SİLAHLI
GRUPLAR – HAMAS
Niteliği: Devletlerarası ittifak değil; devlet-dışı aktörlerle
ilişkiler ağı
İran’ın Ortadoğu’daki etkisi klasik devletlerarası
ittifaklardan farklı bir yapı oluşturmuştur. İran, Lübnan, Irak, Yemen ve
Filistin sahalarında farklı siyasi ve silahlı aktörlerle çeşitli düzeylerde
ilişki geliştirmiştir.
Bu aktörlerin tamamının İran’la ilişkisi aynı nitelikte
değildir. Bu nedenle bunları “İran’ın ittifak üyeleri” şeklinde göstermek
metodolojik olarak doğru değildir.
Daha doğru kavram “İran merkezli bölgesel ortaklık ve
nüfuz ağı”dır.
İRAN–RUSYA STRATEJİK ORTAKLIĞI
İRAN – RUSYA
Niteliği: Stratejik ortaklık ve güvenlik işbirliği
İran ile Rusya arasındaki ilişkiler özellikle Suriye savaşı,
enerji, savunma sanayii ve bölgesel güvenlik alanlarında derinleşmiştir.
Ancak bu ilişkiyi NATO benzeri karşılıklı savunma ittifakı
olarak değerlendirmek doğru değildir.
Aynı şekilde Çin’in İran ve Körfez bölgesindeki ekonomik ve
diplomatik rolü, Rusya-İran ilişkisiyle otomatik olarak üçlü bir askerî ittifak
meydana getirmemektedir.
Bu nedenle “İRAN–RUSYA–ÇİN BLOKU” gibi kesin bir askerî blok
tanımlaması yerine çok merkezli stratejik yakınlaşmalar kavramı tercih
edilmelidir.
SUUDİ ARABİSTAN–PAKİSTAN STRATEJİK KARŞILIKLI SAVUNMA
ANLAŞMASI — 2025
SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN
Niteliği: İkili karşılıklı savunma anlaşması
17 Eylül 2025’te Suudi Arabistan ile Pakistan arasında Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma iki ülke arasındaki uzun süreli askerî ilişkileri daha açık bir karşılıklı güvenlik çerçevesine taşıdı. Bu anlaşmanın önemi yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerden kaynaklanmamaktadır.
Pakistan’ın Güney Asya’daki askerî ağırlığı ile Suudi
Arabistan’ın Körfez’deki ekonomik ve stratejik konumu, iki ayrı bölgesel
güvenlik alanını birbirine bağlamaktadır.
Bu nedenle 2025 anlaşması, 2026’da Türkiye’nin dahil olduğu
üçlü düzenlemenin arka planındaki önemli gelişmelerden biri olarak
değerlendirilebilir.
MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI — 2026
TÜRKİYE – SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN
Niteliği: Üç taraflı karşılıklı savunma anlaşması
7 Ağustos 2026’da Mekke’de Türkiye, Suudi Arabistan ve
Pakistan arasında ortak savunma anlaşması imzalandı. Anlaşmanın temel
prensiplerinden biri, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç tarafın tamamına
yönelik saldırı kabul edilmesidir. AP’nin anlaşmaya ilişkin haberinde
tarafların düzenlemeyi savunma amaçlı olarak nitelendirdiği ve bunun mezhepçi
veya belirli bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir askerî blok olarak sunulmadığı
belirtilmektedir.
Bu anlaşma, çalışmada incelenen 1937–2026 dönemindeki
yapılanmalar bakımından özel önem taşımaktadır.
Çünkü ilk defa Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan aynı üçlü
karşılıklı savunma düzenlemesinde bir araya gelmektedir.
Bu üçlü yapı üç farklı stratejik kapasiteyi
birleştirmektedir:
TÜRKİYE:
NATO üyesi, büyük konvansiyonel askerî kapasite ve gelişen
savunma sanayii.
SUUDİ ARABİSTAN:
Körfez’in ekonomik ve stratejik ağırlık merkezlerinden biri.
PAKİSTAN:
Güney Asya’nın büyük askerî güçlerinden biri ve nükleer silah
kapasitesine sahip devlet.
Bununla birlikte bu anlaşmayı “İslam NATO’su” olarak
tanımlamak için henüz yeterli hukuki ve kurumsal veri bulunmamaktadır. Daha
doğru ifade “üç taraflı karşılıklı savunma düzenlemesi” veya “Türkiye–Suudi
Arabistan–Pakistan güvenlik üçgeni” olacaktır.
1937–2026 KRONOLOJİK SINIFLANDIRMA
1937
— SÂDÂBÂD PAKTI
TÜRKİYE – İRAN – IRAK – AFGANİSTAN
Nitelik: saldırmazlık ve bölgesel güvenlik.
1945
— ARAP BİRLİĞİ
MISIR – IRAK – ÜRDÜN – LÜBNAN – SUUDİ ARABİSTAN – SURİYE – YEMEN
Nitelik: bölgesel siyasi örgüt.
1950
— ARAP ORTAK SAVUNMA VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ANTLAŞMASI
ARAP BİRLİĞİ ÜYESİ DEVLETLER
Nitelik: kolektif savunma.
1954
— TÜRKİYE–PAKİSTAN DOSTANE İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI
TÜRKİYE – PAKİSTAN
Nitelik: ikili güvenlik ve dostluk ilişkisi.
1955–1958
— BAĞDAT PAKTI
TÜRKİYE – IRAK – İRAN – PAKİSTAN – BİRLEŞİK KRALLIK
Nitelik: Soğuk Savaş bölgesel savunma ittifakı.
1959–1979
— CENTO
TÜRKİYE – İRAN – PAKİSTAN – BİRLEŞİK KRALLIK
Nitelik: Soğuk Savaş güvenlik örgütü.
1976
— ARAP CAYDIRICI GÜCÜ
ARAP BİRLİĞİ ÇERÇEVESİNDE ORTAK KUVVET
Nitelik: kriz yönetimi / askerî müdahale.
1981
— KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ
SUUDİ ARABİSTAN – KUVEYT – BAHREYN – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ –
UMMAN
Nitelik: bölgesel örgüt.
1984
— YARIMADA KALKANI
KİK ÜLKELERİ
Nitelik: ortak askerî kuvvet.
1991
— ŞAM DEKLARASYONU
MISIR – SURİYE – KİK ÜLKELERİ
Nitelik: siyasi ve güvenlik koordinasyonu.
1990’LAR
— ABD MERKEZLİ KÖRFEZ GÜVENLİK MİMARİSİ
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – KİK ÜLKELERİ
Nitelik: güvenlik ağı.
2004
— İSTANBUL İŞBİRLİĞİ GİRİŞİMİ
NATO – BAHREYN – KUVEYT – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ
Nitelik: güvenlik ortaklığı.
2010’LAR
— TÜRKİYE–KATAR SAVUNMA ORTAKLIĞI
TÜRKİYE – KATAR
Nitelik: ikili stratejik savunma ortaklığı.
2015
— İSLAMİ ASKERÎ TERÖRLE MÜCADELE KOALİSYONU
SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇOK SAYIDA İSLAM ÜLKESİ
Nitelik: terörle mücadele koalisyonu.
2015
— YEMEN KOALİSYONU
SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇOK DEVLETLİ KOALİSYON
Nitelik: askerî operasyon koalisyonu.
2020
— ABRAHAM ANLAŞMALARI
İSRAİL – BAE – BAHREYN
Nitelik: diplomatik normalleşme.
2020’LER
— İSRAİL–ARAP GÜVENLİK YAKINLAŞMASI
İSRAİL – BAE – BAHREYN – MISIR – FAS
Nitelik: güvenlik ve stratejik işbirliği ağı.
2022
— NEGEV FORUMU
İSRAİL – AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – MISIR – BAE – BAHREYN – FAS
Nitelik: bölgesel işbirliği platformu.
2010’LAR–2026
— İRAN MERKEZLİ BÖLGESEL ORTAKLIK AĞI
İRAN
Nitelik: devlet dışı aktörlerle çok katmanlı bölgesel ilişki ağı.
2020’LER
— İRAN–RUSYA STRATEJİK ORTAKLIĞI
İRAN – RUSYA
Nitelik: stratejik ve güvenlik işbirliği.
2025
— SUUDİ ARABİSTAN–PAKİSTAN KARŞILIKLI SAVUNMA ANLAŞMASI
SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN
Nitelik: karşılıklı savunma.
2026
— MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI
TÜRKİYE – SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN
Nitelik: üç taraflı karşılıklı savunma.
1937–2026 DÖNEMİNİN STRATEJİK EVRELERİ
Birinci evre:
1937–1945
BÖLGESEL
DENGE VE SALDIRMAZLIK
Bu
dönemin temel örneği Sâdâbâd Paktı’dır. Güvenlik anlayışı, bölgesel devletlerin
birbirlerinin egemenliğini ve sınırlarını tanıması ve karşılıklı saldırmazlık
üzerine kurulmuştur.
İkinci evre:
1945–1959
ARAP
KURUMSALLAŞMASI VE SOĞUK SAVAŞ GÜVENLİK SİSTEMİ
Arap
Birliği ve 1950 Ortak Savunma Antlaşması Arap bölgesel kurumsallaşmasını temsil
ederken, Türkiye–Pakistan ilişkisi ve Bağdat Paktı Batı destekli “Kuzey Kuşağı”
güvenlik sisteminin gelişmesini temsil etmiştir.
Üçüncü
evre: 1959–1979
CENTO
VE SOĞUK SAVAŞIN GÜVENLİK MİMARİSİ
CENTO,
Sovyetler Birliği’nin güney çevresinde Batı yanlısı güvenlik kuşağı oluşturma
çabasının önemli bir parçası olmuştur.
Ancak
örgütün iç siyasi sorunları, Arap dünyasındaki milliyetçi hareketler, Irak’ın
1958’de ayrılması ve üyeler arasındaki çıkar farklılıkları yapının etkinliğini
sınırlamıştır.
Dördüncü
evre: 1979–1990
İRAN
DEVRİMİ, KÖRFEZ GÜVENLİĞİ VE YENİ BÖLGESEL DENGE
1979
İran Devrimi ve aynı yıl CENTO’nun sona ermesi, Ortadoğu güvenlik mimarisinde
önemli bir dönüm noktasıdır.
Körfez
monarşileri güvenliklerini daha fazla kurumsallaştırırken KİK ve Yarımada
Kalkanı bu dönemin temel yapılanmaları haline gelmiştir.
Beşinci
evre: 1990–2003
ABD
MERKEZLİ KÖRFEZ GÜVENLİK MİMARİSİ
Irak’ın
Kuveyt’i işgali, Körfez güvenlik sisteminin yalnızca bölgesel örgütlere
bırakılamayacağını gösterdi. ABD’nin askerî varlığı, ikili savunma anlaşmaları
ve Körfez ülkelerinin Batı savunma sistemleriyle entegrasyonu bu dönemde
belirginleşti.
Altıncı
evre: 2004–2014
ORTAKLIK
VE AĞ MODELİ
NATO’nun
İstanbul İşbirliği Girişimi ve Akdeniz Diyaloğu, NATO ile Ortadoğu devletleri
arasında doğrudan üyelik yaratmayan fakat güvenlik alanında işbirliği sağlayan
yeni bir model geliştirdi.
Yedinci
evre: 2015–2019
GEÇİCİ
ASKERÎ KOALİSYONLAR
Yemen
Koalisyonu ve İslami Askerî Terörle Mücadele Koalisyonu, klasik savunma
paktlarından farklı olarak belirli güvenlik sorunlarına yönelik çok taraflı
koalisyon modelinin yükseldiğini gösterdi.
Sekizinci
evre: 2020–2024
NORMALLEŞME
VE ÇOK KATMANLI GÜVENLİK
Abraham
Anlaşmaları ve Negev Forumu, İsrail ile bazı Arap devletleri arasındaki
diplomatik normalleşmenin güvenlik ve ekonomik işbirliğine dönüşebileceğini
ortaya koydu.
Ancak
bu yapıların NATO tipi karşılıklı savunma ittifakı olduğu söylenemez.
Dokuzuncu
evre: 2025–2026
YENİ
KARŞILIKLI SAVUNMA DÜZENLEMELERİ
2025’te
Suudi Arabistan ile Pakistan arasında gelişen karşılıklı savunma düzenlemesi, 2026’da
Türkiye’nin dahil olduğu üçlü yapıyla yeni bir boyut kazanmıştır.
7
Ağustos 2026 tarihli Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve
Pakistan’ı açık bir karşılıklı savunma hükmü altında bir araya getirmiştir.
Bu
nedenle 2026 itibarıyla Ortadoğu güvenlik mimarisinde yalnızca ABD merkezli
veya İsrail merkezli sistemlerden değil, bölgesel devletlerin kendi
aralarında daha doğrudan karşılıklı güvenlik mekanizmaları oluşturma
eğiliminden de söz etmek mümkündür.
SONUÇ
1937–2026 arasındaki Ortadoğu güvenlik tarihi, birbirinin
doğrudan devamı olan tek bir ittifak zinciri şeklinde değerlendirilmemelidir.
Sâdâbâd Paktı, bölgesel saldırmazlık ve denge arayışının
ürünüdür.
Arap Birliği ve 1950 Ortak Savunma Antlaşması, Arap
devletlerinin bölgesel kurumsallaşma girişimini temsil eder.
Bağdat Paktı ve CENTO, Soğuk Savaş’ın Batı yanlısı güvenlik
mimarisinin bölgesel uzantılarıdır.
KİK ve Yarımada Kalkanı, Körfez devletlerinin kendi bölgesel
güvenlik kapasitesini oluşturma girişimleridir.
1990 sonrasında ABD’nin Körfez’deki askerî varlığı, bölgesel
güvenlik sisteminin temel dış ayağı haline gelmiştir.
2004 İstanbul İşbirliği Girişimi, NATO’nun Ortadoğu’ya üyelik
dışı güvenlik ortaklığı modeliyle yaklaşmasının örneğidir.
2015 sonrası askerî koalisyonlar, klasik ittifaklardan farklı
olarak belirli krizlere yönelik geçici veya görev odaklı güvenlik
yapılanmalarının önemini göstermiştir.
2020 sonrası Abraham Anlaşmaları ve Negev Forumu ise
diplomatik normalleşme ile güvenlik ve ekonomik işbirliği arasında yeni bir
bağlantı meydana getirmiştir.
2025–2026 döneminde ise Suudi Arabistan–Pakistan ve
Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan düzenlemeleri, bölgesel devletlerin kendi
aralarında daha açık karşılıklı savunma mekanizmaları oluşturma eğiliminin yeni
örnekleri olarak ortaya çıkmıştır.
Bu tarihsel süreçten çıkarılabilecek temel sonuç,
Ortadoğu’nun hiçbir dönemde tek bir güvenlik blokundan oluşmadığıdır. Aynı
devlet farklı dönemlerde birbirinden farklı güvenlik sistemlerinin parçası
olabilmiş; devletler bir yandan rakip oldukları başka bir aktörle ekonomik veya
diplomatik ilişki sürdürürken diğer yandan üçüncü bir aktörle savunma işbirliği
geliştirebilmiştir.
Bu nedenle Ortadoğu’nun güvenlik mimarisini açıklamak için
“tek blok”, “tek eksen” veya “tek ittifak zinciri” yerine örtüşen, kesişen
ve zaman içerisinde dönüşen çok katmanlı güvenlik ağları kavramı daha
açıklayıcıdır.
2026 itibarıyla ortaya çıkan Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan
üçgeni de bu uzun tarihsel gelişimin otomatik sonucu değil, mevcut bölgesel
güvenlik mimarisine eklenen yeni bir katmandır. Anlaşmanın gelecekte kalıcı bir
askerî ittifaka, daha geniş bir bölgesel savunma mekanizmasına veya sınırlı
kapsamlı bir karşılıklı güvenlik düzenlemesine dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz
açık değildir.
Bu nedenle akademik açıdan en ihtiyatlı sonuç, 2026 Mekke
Anlaşması’nı “Ortadoğu ile Güney Asya arasındaki güvenlik ilişkisini aynı
karşılıklı savunma çerçevesinde birleştiren yeni bir üç taraflı düzenleme”
olarak tanımlamaktır.
KAYNAKÇA
Birincil kaynaklar, antlaşmalar ve
resmî belgeler
- League of Nations. Treaty of Non-Aggression and Friendship between Afghanistan, Iran, Iraq and Turkey (Saadabad Pact). 8 July 1937.
- Arab League. Pact of the League of Arab States. Cairo, 22 March 1945.
- League of Arab States. Treaty of Joint Defence and Economic Co-operation between the States of the Arab League. Cairo, 17 June 1950.
- United Nations. Treaty Series: Treaty of Joint Defence and Economic Co-operation between the States of the Arab League. United Nations Treaty Series.
- Republic of Turkey & Islamic Republic of Pakistan. Agreement for Friendly Co-operation between Turkey and Pakistan. 2 April 1954
- NATO Archives. Agreement for Friendly Co-operation Concluded between Turkey and Pakistan. 1954
- Republic of Turkey & Kingdom of Iraq. Pact of Mutual Co-operation between Iraq and Turkey. Baghdad, 24 February 1955.
- United Nations Treaty Series. Pact of Mutual Co-operation between Iraq and Turkey / Baghdad Pact. UNTS, Vol. 233.
- Government of the United Kingdom. Baghdad Pact Documents. London, 1955.
- United States Department of State. Foreign Relations of the United States, 1955–1957, Near East Region; Iran; Iraq, Volume XII. Washington, D.C.
- United Nations. Damascus Declaration concerning Coordination and Cooperation between the Arab States. A/46/120; S/22374, 1991
- North Atlantic Treaty Organization. Istanbul Cooperation Initiative. Istanbul Summit, 28 June 2004
- North Atlantic Treaty Organization. Istanbul Summit Communiqué. 28 June 2004.
- United States Department of State. The Abraham Accords. Washington, D.C., 2020.
- Government of the United Arab Emirates et al. Negev Forum Regional Cooperation Framework. 10 November 2022.
- United Arab Emirates Ministry of Foreign Affairs. UAE Participates in First Meeting of Negev Forum Steering Committee in Bahrain. 28 June 2022.
- United Arab Emirates Ministry of Foreign Affairs. Negev Forum Working Groups Meeting. Abu Dhabi, 9 January 2023
- Gulf Cooperation Council. Sakhir Declaration of the 46th Session of the Supreme Council of the GCC. 2025.
- United Nations. Security Council Documents concerning the Iraqi Invasion of Kuwait and Arab League Responses. 1990.
- United States Department of State. U.S. Security Cooperation with Israel and Abraham Accords Documentation. Washington, D.C.
- United States Department of State. U.S.–Bahrain Strategic Dialogue. Washington, D.C., 2020.
- United States Department of State. U.S.–United Arab Emirates Relations and Security Cooperation. Washington, D.C., 2020.
- United Nations. United Nations Security Council and General Assembly Documents on the Yemen Conflict. 2015–2024.
- Islamic Military Counter Terrorism Coalition. Official Statements and Member-State Documentation. Riyadh.
- Kingdom of Saudi Arabia & Islamic Republic of Pakistan. Strategic Mutual Defense Agreement. Riyadh, 17 September 2025.
- Republic of Türkiye, Kingdom of Saudi Arabia & Islamic Republic of Pakistan. Mecca Joint Defense Agreement. Mecca, 7 August 2026.
Akademik kitaplar ve araştırmalar
- Anderson, Lisa. The State and Social Transformation in Tunisia and Libya, 1830–1980. Princeton University Press, 1986.
- Barnett, Michael. Dialogues in Arab Politics: Negotiations in Regional Order. Columbia University Press, 1998.
- Buzan, Barry & Ole Wæver. Regions and Powers: The Structure of International Security. Cambridge University Press, 2003.
- Cleveland, William L. & Martin P. Bunton. A History of the Modern Middle East. Westview Press
- Dawisha, Adeed. Arab Nationalism in the Twentieth Century: From Triumph to Despair. Princeton University Press, 2003.
- Fawcett, Louise, ed. International Relations of the Middle East. Oxford University Press.
- Gelvin, James L. The Modern Middle East: A History. Oxford University Press.
- Gause, F. Gregory III. The International Relations of the Persian Gulf. Cambridge University Press, 2010.
- Gause, F. Gregory III. The Gulf States and the Future of the Gulf Cooperation Council. various academic studies on Gulf security.
- Hinnebusch, Raymond. The International Politics of the Middle East. Manchester University Press
- Hourani, Albert. A History of the Arab Peoples. Harvard University Press, 1991.
- Kamrava, Mehran. The Political History of Modern Iran. Cambridge University Press
- Kamrava, Mehran. The Political Economy of the Persian Gulf. Routledge.
- Karsh, Efraim. The Iran-Iraq War, 1980–1988. Osprey / academic editions.
- Karsh, Efraim. The Gulf Conflict, 1990–1991: Diplomacy and War in the New World Order. Princeton University Press.
- Kechichian, Joseph A. “Baghdad Pact.” Encyclopaedia Iranica
- Kerr, Malcolm H. The Arab Cold War: Gamal Abd al-Nasir and His Rivals, 1958–1970. Oxford University Press.
- Kuniholm, Bruce Robellet. The Origins of the Cold War in the Near East: Great Power Conflict and Diplomacy in Iran, Turkey, and Greece. Princeton University Press, 1980.
- Lake, David A. Entangling Relations: American Foreign Policy in Its Century. Princeton University Press.
- Leffler, Melvyn P. A Preponderance of Power: National Security, the Truman Administration, and the Cold War. Stanford University Press, 1992.
- Little, Douglas. American Orientalism: The United States and the Middle East Since 1945. University of North Carolina Press.
- Marr, Phebe. The Modern History of Iraq. Westview Press.
- Mearsheimer, John J. The Tragedy of Great Power Politics. W. W. Norton.
- Podeh, Elie. The Decline of Arab Unity: The Rise and Fall of the United Arab Republic. Sussex Academic Press.
- Podeh, Elie. The Quest for Hegemony in the Arab World: The Struggle over the Baghdad Pact. Brill.
- Quandt, William B. Peace Process: American Diplomacy and the Arab-Israeli Conflict Since 1967. Brookings Institution Press
- Rogan, Eugene. The Arabs: A History. Basic Books.
- Schulze, Kirsten E. A Modern History of the Middle East. Wiley-Blackwell.
- Snyder, Glenn H. Alliance Politics. Cornell University Press, 1997.
- Tripp, Charles. A History of Iraq. Cambridge University Press
- Walt, Stephen M. The Origins of Alliances. Cornell University Press, 1987.
- Waltz, Kenneth N. Theory of International Politics. McGraw-Hill, 1979.
- Westad, Odd Arne. The Global Cold War: Third World Interventions and the Making of Our Times. Cambridge University Press, 2005.
- Yapp, Malcolm. The Making of the Modern Near East, 1792–1923. Longman
- Yapp, Malcolm. The Near East Since the First World War: A History to 1995. Longman.
- Zisser, Eyal. Syria: A History of the Middle East. academic studies on Syrian regional policy.
- Hinnebusch, Raymond & Anoushiravan Ehteshami, eds. The Foreign Policies of Middle East States. Lynne Rienner Publishers.
- Fawcett, Louise. The International Relations of the Middle East. Oxford University Press
- Podeh, Elie & Onn Winckler, eds. Rethinking Nasserism: Revolution and Historical Memory in Modern Egypt. University Press / academic studies.
- Barnett, Michael N. Confronting the Costs of War: Military Power and International Politics in the Middle East. ilgili akademik çalışmalar
- Ehteshami, Anoushiravan & Raymond Hinnebusch. Syria and Iran: Middle Powers in a Penetrated Regional System. Routledge.
- Gause, F. Gregory III. Saudi Arabia in the New Middle East. Council on Foreign Relations / academic monographic literature.
- Ulrichsen, Kristian Coates. The Gulf States in International Political Economy. Palgrave Macmillan.
- Ulrichsen, Kristian Coates. The United Arab Emirates: Power, Politics and Policy-Making. Routledge.
- Hokayem, Emile. Syria’s Uprising and the Fracturing of the Levant. IISS, 2013.
- International Institute for
Strategic Studies (IISS). The Military Balance.
yıllık sayılar.
Resmî ve kurumsal çevrimiçi kaynaklar
- NATO. Istanbul Cooperation Initiative. NATO’nun resmî ortaklık ve işbirliği belgeleri.
- NATO Archives. Türkiye–Pakistan Dostane İşbirliği Anlaşması arşiv kaydı.
- United Nations Treaty Series. Bağdat Paktı ve ilgili antlaşmaların kayıtları.
- United Nations Digital Library. 1950 Arap Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması belgeleri.
- United Nations Digital Library. 1991 Şam Deklarasyonu belgesi
- U.S. Department of State, Office of the Historian. Foreign Relations of the United States serisi; Ortadoğu ve Bağdat Paktı belgeleri.
- United Arab Emirates Ministry of Foreign Affairs. Negev Forum belgeleri
- Gulf Cooperation Council General Secretariat. KİK zirve bildirileri ve güvenlik belgeleri.
- Atatürk Ansiklopedisi. Sâdâbâd Paktı maddesi
- Encyclopaedia Iranica. Baghdad Pact maddesi
- Associated Press. Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos 2026.
- Reuters. 2026 Türkiye–Suudi
Arabistan–Pakistan savunma düzenlemesine ilişkin haber ve analizler.
KAYNAK KULLANIMINA İLİŞKİN AKADEMİK NOT
Bu kaynakça yalnızca internet sitelerinden oluşan bir liste değildir !
Birincil belgeler, BM Antlaşmalar Serisi, ABD Dışişleri tarihî
belgeleri, NATO arşivleri, KİK belgeleri, devlet belgeleri, akademik
monografiler ve hakemli/akademik literatür birlikte kullanılmıştır.
Özellikle antlaşmaların kuruluş tarihi, tarafları ve hukuki
niteliği konusunda birincil kaynaklara öncelik verilmiştir.
Örneğin:
Bağdat Paktı’nın taraflık tarihleri BM Antlaşmalar Serisi ile
kontrol edilmiş; 1954 Türkiye–Pakistan belgesinin adı NATO arşivinden doğrulanmış;
1991 Şam Deklarasyonu BM belgesi üzerinden kontrol edilmiş; İstanbul İşbirliği
Girişimi NATO’nun resmî belgeleriyle, Negev Forumu ise 2022 çerçeve belgesiyle
karşılaştırılmıştır.
2026 Mekke Ortak Savunma Anlaşması ise çok yeni olduğu için
akademik literatürün henüz oluşmadığı bir konudur.
Bu nedenle burada birincil taraf açıklamaları ve güvenilir
güncel haber kaynakları esas alınmalı; ileride yayımlanacak antlaşmanın tam
metni, resmî hükümet açıklamaları ve akademik çalışmalar ortaya çıktıkça kaynakça
güncellenmelidir.
7 Ağustos 2026 tarihli haberlerde anlaşmanın üç taraflı
olduğu ve “birine saldırı hepsine saldırıdır” ilkesini içerdiği
doğrulanmaktadır.
Bu nedenle 2026 bölümü, makalenin diğer tarihsel
bölümlerinden farklı olarak “güncel olay incelemesi” niteliğinde
değerlendirilmelidir.