8 Ağustos 2026 Cumartesi

ORTADOĞU İTTİFAKLARI VE BÖLGESEL GÜVENLİK MİMARİSİ


ORTADOĞU İTTİFAKLARI VE BÖLGESEL GÜVENLİK MİMARİSİ
 
1937–2026: Paktlar, Dostluk ve Savunma Antlaşmaları, Bölgesel Güvenlik Örgütleri ve Askerî Koalisyonlar








Ali Aslan Dodurga

Araştırmacı ve Yazar
dumanol@hotmail.com
ORCID 0009-0009-1184-1271




ÖNSÖZ

 

Ortadoğu, modern uluslararası ilişkiler tarihinde güvenlik ittifaklarının, savunma antlaşmalarının, bölgesel örgütlenmelerin ve askerî koalisyonların en yoğun biçimde ortaya çıktığı jeopolitik alanlardan biri olmuştur. Bölgenin stratejik konumu, enerji kaynakları, deniz ve kara ulaşım güzergâhları, büyük güç rekabetleri, Arap-İsrail çatışmaları, İran ve Körfez merkezli güç dengeleri, Soğuk Savaş’ın bölgesel yansımaları ve 21. Yüzyılda ortaya çıkan yeni güvenlik tehditleri, Ortadoğu’daki güvenlik yapılanmalarının sürekli biçimde dönüşmesine neden olmuştur.

 

Bu çalışma, 1937’de Sâdâbâd Paktı ile başlayan ve 2026 yılına kadar uzanan dönemde Ortadoğu güvenlik mimarisinin geçirdiği dönüşümü tarihsel ve karşılaştırmalı bir perspektifle incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın temel amacı, bölgedeki güvenlik yapılanmalarını yalnızca kronolojik biçimde sıralamak değil; bunların ortaya çıktıkları tarihsel koşulları, hukuki ve kurumsal niteliklerini, bölgesel güç dengeleri üzerindeki etkilerini ve zaman içerisindeki dönüşümlerini birlikte değerlendirmektir.

 

Bu kapsamda Sâdâbâd Paktı, Arap Birliği, Arap Ortak Savunma Antlaşması, Bağdat Paktı, CENTO, Körfez İşbirliği Konseyi, Yarımada Kalkanı Gücü, Şam Deklarasyonu, NATO’nun bölgesel ortaklık mekanizmaları, İslamî Askerî Terörle Mücadele Koalisyonu, Yemen Koalisyonu, Abraham Anlaşmaları ve Negev Forumu gibi farklı nitelikteki yapılanmalar aynı tarihsel çerçeve içerisinde değerlendirilmiştir. Bunun yanında İran merkezli bölgesel ortaklıklar, Türkiye-Katar savunma ilişkileri, Körfez güvenlik sistemi ve 2025–2026 döneminde ortaya çıkan yeni savunma düzenlemeleri de çalışmanın kapsamına alınmıştır.

 

Çalışmada temel olarak, farklı güvenlik yapılanmalarının aynı hukuki ve siyasal kategori altında değerlendirilmemesine özen gösterilmiştir. Karşılıklı savunma yükümlülüğü içeren antlaşmalar ile siyasi işbirliği örgütleri, güvenlik ortaklıkları, askerî koalisyonlar ve daha geniş güvenlik ağları birbirinden ayrılmıştır. Böylece “ittifak” kavramının bütün bölgesel güvenlik yapılanmalarını açıklamak için kullanılmasından kaynaklanabilecek kavramsal belirsizliklerin önüne geçilmeye çalışılmıştır.

 

1937–2026 arasındaki yaklaşık doksan yıllık dönemin tek ve kesintisiz bir ittifak zinciri şeklinde değerlendirilmesi de yanıltıcı olacaktır. Ortadoğu güvenlik sistemi, birbirinin doğrudan devamı olan yapılardan ziyade, değişen uluslararası ve bölgesel koşullara göre yeniden şekillenen ve zaman zaman birbirleriyle kesişen güvenlik ilişkilerinden meydana gelmiştir. Bu nedenle çalışma, farklı dönemlerin kendine özgü güvenlik mimarilerini ortaya koymaya ve bunlar arasındaki süreklilikleri ve kopuşları birlikte değerlendirmeye yönelmiştir.

 

Çalışmanın 2026 yılına kadar uzatılması, güncel gelişmelerin tarihsel perspektiften ele alınmasına imkân vermektedir. Bununla birlikte özellikle 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin gelişmeler bakımından kaynakların ve resmî belgelerin zaman içerisinde değişebileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle yakın tarihli düzenlemeler, mümkün olduğunca birincil kaynaklar ve güvenilir güncel belgeler üzerinden değerlendirilmiş; ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek yeni belgeler ve akademik çalışmaların mevcut değerlendirmeleri tamamlayabileceği kabul edilmiştir.

 

Bu çalışma, Ortadoğu’daki güvenlik yapılanmalarının yalnızca askerî boyutunu değil, diplomatik, ekonomik ve jeopolitik boyutlarını da birlikte değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Böylece bölgesel güvenlik ilişkilerinin kuruluş nedenleri kadar süreklilikleri, dönüşümleri, başarısızlıkları ve sonraki güvenlik yapılanmalarına bıraktıkları mirasın da daha bütünlüklü biçimde anlaşılması hedeflenmektedir.

 


 

ÖZET

 

Bu çalışma, 1937–2026 yılları arasında Ortadoğu’da ortaya çıkan paktları, dostluk ve savunma antlaşmalarını, bölgesel güvenlik örgütlerini, askerî koalisyonları ve devletlerarası güvenlik ortaklıklarını tarihsel ve karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, Ortadoğu güvenlik mimarisinin yaklaşık doksan yıllık süreç içerisinde geçirdiği dönüşümü ve bu dönüşümde bölgesel devletler ile bölge dışı güçlerin rollerini ortaya koymaktır.

Çalışmanın başlangıç noktası 1937 tarihli Sâdâbâd Paktı’dır. Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan bu pakt, bölgesel devletlerin güvenlik, istikrar ve saldırmazlık arayışlarının erken örneklerinden biri olarak ele alınmaktadır. II. Dünya Savaşı sonrasında Arap Birliği ve 1950 tarihli Arap Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması, Arap devletleri arasında kolektif güvenlik düşüncesinin gelişimini temsil ederken, 1955 tarihli Bağdat Paktı ve daha sonra CENTO’ya dönüşen yapı, Soğuk Savaş’ın bölgesel güvenlik düzenine yansımasını göstermektedir.

 

1979 İran Devrimi, Sovyetler Birliği’nin Afganistan’a müdahalesi ve 1990 Irak’ın Kuveyt’i işgali sonrasında bölgesel güvenlik mimarisinde önemli dönüşümler meydana gelmiştir. Bu süreçte Körfez İşbirliği Konseyi ve Yarımada Kalkanı gibi bölgesel yapılar ortaya çıkarken, Amerika Birleşik Devletleri’nin Körfez güvenliğindeki askerî ve stratejik rolü belirginleşmiştir. 21. yüzyılda ise NATO ortaklık mekanizmaları, askerî koalisyonlar, Abraham Anlaşmaları ve Negev Forumu gibi farklı nitelikteki yapılanmalar bölgesel güvenlik ilişkilerinin yeni unsurları hâline gelmiştir.

 

Araştırmanın temel metodolojik yaklaşımı, söz konusu yapıların tamamının aynı anlamda “ittifak” olarak değerlendirilmemesidir. Bu nedenle karşılıklı savunma antlaşmaları, bölgesel örgütler, askerî koalisyonlar, güvenlik ortaklıkları ve devlet dışı aktörlerle kurulan bölgesel ilişki ağları ayrı kategoriler içerisinde ele alınmıştır.

 

Çalışmanın temel sonucu, 1937–2026 döneminde Ortadoğu güvenlik sisteminin tek ve sürekli bir ittifak ekseni üzerinden gelişmediğini göstermektedir. Aksine bölgesel güvenlik mimarisi; büyük güç rekabeti, bölgesel güç dengeleri, ideolojik ayrışmalar, enerji güvenliği, Arap-İsrail çatışması, İran-Suudi Arabistan rekabeti, terörizm, vekâlet savaşları ve yeni askerî-teknolojik tehditler doğrultusunda sürekli yeniden şekillenmiştir. Bu süreçte Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır, İsrail ve Pakistan gibi devletler farklı dönemlerde birden fazla güvenlik yapılanmasının merkezinde veya kesişim noktasında yer almıştır.

 

Sonuç olarak çalışma, 1937’deki bölgesel saldırmazlık anlayışından Soğuk Savaş’ın kolektif savunma girişimlerine, Körfez merkezli güvenlik sisteminden 21. yüzyılın çok taraflı ve esnek güvenlik ağlarına uzanan dönüşümü ortaya koymaktadır. 2020’li yıllarda Ortadoğu’nun klasik bloklaşmadan ziyade, aynı anda faaliyet gösteren çok sayıda bölgesel ve bölge dışı güvenlik ağının kesiştiği çok merkezli bir güvenlik sistemi niteliği kazandığı ileri sürülmektedir.

 

Anahtar Kelimeler: Ortadoğu, ittifaklar, güvenlik mimarisi, savunma antlaşmaları, Sâdâbâd Paktı, Bağdat Paktı, CENTO, Körfez İşbirliği Konseyi, NATO, İsrail, İran, Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan, bölgesel güvenlik.

 



ABSTRACT

 

This study examines the pacts, friendship and defense treaties, regional security organizations, military coalitions, and interstate security partnerships that emerged in the Middle East between 1937 and 2026 from a historical and comparative perspective. Its primary objective is to analyze the transformation of the Middle Eastern security architecture over approximately nine decades and to assess the roles played by regional states and extra-regional powers in this process.

 

The study begins with the 1937 Saadabad Pact. Concluded among Türkiye, Iran, Iraq, and Afghanistan, the pact is examined as one of the early examples of regional states seeking to establish a framework of security, stability, and non-aggression. Following the Second World War, the Arab League and the 1950 Treaty of Joint Defence and Economic Cooperation among Arab States reflected the development of the concept of collective Arab security, while the Baghdad Pact of 1955 and the organization that subsequently evolved into CENTO represented the regional dimension of the Cold War security order.

 

The Iranian Revolution of 1979, the Soviet intervention in Afghanistan, and Iraq’s invasion of Kuwait in 1990 produced major transformations in the regional security architecture. During this period, regional structures such as the Gulf Cooperation Council and the Peninsula Shield Force emerged, while the military and strategic role of the United States in Gulf security became increasingly prominent. In the twenty-first century, NATO partnership mechanisms, military coalitions, the Abraham Accords, and the Negev Forum introduced additional and qualitatively different forms of security-related cooperation.

 

A central methodological premise of the study is that these structures cannot all be classified as “alliances” in the same sense. Accordingly, formal mutual-defense treaties, regional organizations, military coalitions, security partnerships, and regional networks involving non-state actors are examined as distinct categories.

 

The central finding is that the Middle Eastern security system between 1937 and 2026 did not develop along a single and continuous alliance axis. Rather, the regional security architecture was repeatedly reshaped by great-power competition, regional power balances, ideological divisions, energy security, the Arab-Israeli conflict, Saudi-Iranian rivalry, terrorism, proxy warfare, and emerging military and technological threats. States such as Türkiye, Iran, Saudi Arabia, Egypt, Israel, and Pakistan occupied central or intersecting positions within multiple security arrangements at different historical moments.

 

The study concludes that the Middle Eastern security architecture evolved from the regional non-aggression framework represented by the Saadabad Pact, through the collective-defense structures of the Cold War, to the Gulf-centered security system and the flexible, overlapping security networks of the twenty-first century. By the 2020s, the region increasingly appears to constitute a multidimensional security environment in which multiple regional and extra-regional security networks coexist, overlap, compete, and occasionally cooperate rather than forming a single, clearly defined bloc system.

 

Keywords: Middle East, alliances, security architecture, defense treaties, Saadabad Pact, Baghdad Pact, CENTO, Gulf Cooperation Council, NATO, Israel, Iran, Türkiye, Saudi Arabia, Pakistan, regional security.

 



GİRİŞ


Ortadoğu’nun modern siyasi tarihi, yalnızca devletler arasındaki savaşlar, krizler ve diplomatik çatışmalar üzerinden değil, aynı zamanda bu devletlerin güvenliklerini sağlamak amacıyla oluşturdukları paktlar, karşılıklı savunma antlaşmaları, bölgesel örgütler, ikili savunma düzenlemeleri ve geçici askerî koalisyonlar üzerinden de okunabilir. Bu yapılanmalar, bölgedeki güç dengelerinin yanı sıra büyük güç rekabetlerinin, bölgesel tehdit algılarının ve değişen güvenlik anlayışlarının da önemli göstergeleridir.

 

1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan Sâdâbâd Paktı ile başlayan dönem, II. Dünya Savaşı sonrasında Arap Birliği ve Arap Ortak Savunma Antlaşması, Soğuk Savaş sırasında Bağdat Paktı ve CENTO, daha sonraki dönemde ise Körfez merkezli güvenlik yapılanmaları ve çeşitli çok taraflı ortaklık ve koalisyonlarla farklı aşamalardan geçmiştir. 21. yüzyılda güvenlik ilişkilerinin niteliği daha da çeşitlenmiş; devletlerarası savunma düzenlemelerinin yanında ortaklık mekanizmaları, görev odaklı askerî koalisyonlar, diplomatik normalleşme süreçleri ve devlet dışı aktörlerle kurulan çok katmanlı ilişkiler de bölgesel güvenlik mimarisinin unsurları hâline gelmiştir.

 

2025–2026 dönemindeki yeni savunma düzenlemeleri ise bu tarihsel gelişimin güncel aşamasını oluşturmaktadır. Bu gelişmeler, Ortadoğu ile Güney Asya arasındaki güvenlik ilişkilerinin daha doğrudan biçimde birbirine bağlanması bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Bununla birlikte yakın tarihli düzenlemelerin hukuki ve kurumsal sonuçlarının henüz tam olarak ortaya çıkmamış olması nedeniyle, bu gelişmelerin değerlendirilmesinde ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir.

 

Bu çalışmanın temel amacı, 1937–2026 dönemindeki güvenlik yapılanmalarını tek bir “ittifaklar zinciri” şeklinde göstermek yerine, hukuki statüleri, üyelik biçimleri, stratejik amaçları ve kurumsal süreklilikleri bakımından birbirinden ayırarak incelemektir. Böylece farklı nitelikteki pakt, antlaşma, örgüt, ortaklık ve askerî koalisyonların aynı kavramsal kategori içerisinde değerlendirilmesinden kaynaklanabilecek sorunların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

 

Kavramsal ve metodolojik çerçeve

 

Bu çalışmada dört temel kategori kullanılmaktadır.

 

Pakt ve antlaşmalar, devletlerin hukuken taraf olduğu ve belirli yükümlülükler üstlendiği uluslararası belgeleri ifade etmektedir.

 

Bölgesel örgütler ve ortaklık mekanizmaları, sürekli kurumsal yapıya sahip olmakla birlikte doğrudan karşılıklı savunma yükümlülüğü yaratmayan oluşumları kapsamaktadır.

 

Askerî koalisyonlar, belirli bir savaş, kriz veya operasyon amacıyla oluşturulan ve kalıcı ittifak niteliği taşımayan devletlerarası askerî yapılanmaları ifade etmektedir.

 

Güvenlik ağları ve stratejik eksenler ise tek bir kurucu antlaşmaya dayanmayan; ikili savunma anlaşmaları, askerî üsler, silah tedariki, istihbarat işbirliği, ortak tatbikatlar ve diplomatik koordinasyon gibi unsurların oluşturduğu daha geniş güvenlik ilişkilerini ifade etmektedir.

 

Bu ayrım özellikle önemlidir. Çünkü Bağdat Paktı ile Yemen Koalisyonu aynı hukuki kategoriye sokulamayacağı gibi, NATO’nun İstanbul İşbirliği Girişimi ile Negev Forumu da karşılıklı savunma ittifakı olarak değerlendirilemez.

Çalışmadaki gösterim sistemi de buna göre düzenlenmiştir:

 

BÜYÜK HARFLER:

Antlaşmanın veya örgütün resmî devlet tarafları/üyeleri.

 

küçük harfler:

Dış destekçiler, stratejik ortaklar veya ilişkili devletler.

 

[ÖRGÜT]:

Devlet olmayan kurumsal taraf.

 

DEVLET DIŞI AKTÖRLER:

Devletlerarası ittifakların üyeleri olarak değil, ayrı aktör kategorisi olarak değerlendirilmiştir.


 

SÂDÂBÂD PAKTI — 1937

 

TÜRKİYE – İRAN – IRAK – AFGANİSTAN

 

Niteliği: Saldırmazlık, bölgesel istikrar ve karşılıklı güvenlik

 

Sâdâbâd Paktı 8 Temmuz 1937’de Tahran’da Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalandı. Paktın oluşumunun arka planında bölgesel sınır sorunlarının kontrol altına alınması, karşılıklı saldırmazlığın güvence altına alınması ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi bulunuyordu. Türkiye’nin doğu komşularıyla ilişkilerinin kurumsallaştırılması bakımından pakt önemli bir dönüm noktasıdır. Atatürk Ansiklopedisi de paktın dört devlet arasında 8 Temmuz 1937’de kurulduğunu ve daha önceki Türkiye–İran–Irak diplomatik temaslarının bu oluşumun zeminini hazırladığını belirtmektedir.

 

Sâdâbâd Paktı’nın doğrudan bir NATO tipi askerî ittifak olarak tanımlanması doğru değildir. Paktın güvenlik boyutu bulunmakla birlikte, temel hukuki mantığı saldırmazlık, sınırların ve egemenliğin tanınması ve karşılıklı içişlerine müdahale etmeme prensipleri üzerine kurulmuştur.

 

İngiltere’nin bölgedeki stratejik çıkarları ve Sovyetler Birliği’nin güney sınırlarına ilişkin jeopolitik faktörler paktın uluslararası çevresini etkileyen unsurlar olarak değerlendirilebilir; ancak İngiltere’yi paktın “destekleyen üyesi” gibi göstermek doğru değildir.



 

ARAP BİRLİĞİ — 1945

 

MISIR – IRAK – ÜRDÜN – LÜBNAN – SUUDİ ARABİSTAN – SURİYE – YEMEN

 

Niteliği: Bölgesel siyasi örgütlenme

 

Arap Birliği 22 Mart 1945’te Kahire’de kurulmuştur. Kurucu devletler Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan, Suriye ve Yemen’dir.

 

Arap Birliği doğrudan bir askerî ittifak değildir. Bununla birlikte daha sonra oluşturulacak Arap Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması’nın kurumsal çatısını oluşturması bakımından Ortadoğu güvenlik mimarisinin temel unsurlarından biridir.

 

Bu nedenle Arap Birliği’nin kronolojiye dahil edilmesi gerekmektedir; ancak “savunma ittifakı” kategorisinde değil, bölgesel örgüt kategorisinde değerlendirilmelidir.



 

ARAP ORTAK SAVUNMA VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ANTLAŞMASI — 1950

 

ARAP BİRLİĞİ ÜYESİ DEVLETLER

 

Niteliği: Kolektif savunma ve ekonomik işbirliği

 

Antlaşma 17 Haziran 1950’de imzalanmıştır. Antlaşmanın temel özelliği, bir veya daha fazla Arap devletine yönelik silahlı saldırının diğer tarafların güvenliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmesi ve tarafların bireysel ve kolektif savunma çerçevesinde yardım yükümlülüğü üstlenmesidir. Birleşmiş Milletler belgelerinde antlaşmanın kolektif savunma yükümlülüğü açık biçimde kayda geçirilmiştir.

 

Bu nedenle 1950 Antlaşması, çalışmada yer alan belgeler arasında en açık kolektif savunma karakterine sahip erken dönem Arap düzenlemelerinden biri olarak değerlendirilmelidir.

 

Bununla birlikte antlaşmanın varlığı ile pratikte birleşik ve sürekli bir Arap ordusunun ortaya çıkması aynı şey değildir. Arap devletlerinin farklı rejim anlayışları, ulusal çıkarları ve İsrail meselesine ilişkin farklı stratejileri ortak savunma mekanizmasının etkinliğini sınırlamıştır.

 


 

TÜRKİYE–PAKİSTAN DOSTANE İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI — 1954

 

TÜRKİYE – PAKİSTAN

 

Niteliği: İkili dostluk ve güvenlik işbirliği

 

2 Nisan 1954 tarihli Türkiye–Pakistan anlaşması, iki ülke arasındaki ilişkilerin Soğuk Savaş güvenlik mimarisi içerisinde gelişmesinin önemli aşamalarından biridir. NATO Arşivleri belgeyi “Agreement for Friendly Co-operation concluded between Turkey and Pakistan” olarak kaydetmektedir.

 

Bu belge doğrudan Bağdat Paktı’nın kendisi değildir; ancak Türkiye ile Pakistan arasında güvenlik alanındaki yakınlaşmanın daha sonra ortaya çıkacak “Kuzey Kuşağı” sistemine katkı sağlayan önemli halkalarından biridir.

 

ABD ve Birleşik Krallık, Soğuk Savaş döneminde Türkiye, Irak, İran ve Pakistan arasında Batı yanlısı bir bölgesel güvenlik sistemi oluşturulmasını desteklemiştir. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 1955 tarihli belgelerinde bu yapı açık biçimde “Northern Tier” olarak tanımlanmıştır.

 


 

BAĞDAT PAKTI — 1955

 

TÜRKİYE – IRAK – BİRLEŞİK KRALLIK – PAKİSTAN – İRAN

 

Niteliği: Soğuk Savaş dönemi bölgesel savunma ittifakı

 

Bağdat Paktı’nın hukuki başlangıcı 24 Şubat 1955’te Türkiye ile Irak arasında imzalanan karşılıklı işbirliği paktıdır. Birleşik Krallık 5 Nisan 1955’te, Pakistan 23 Eylül 1955’te ve İran 3 Kasım 1955’te sisteme katılmıştır. Birleşmiş Milletler Antlaşmalar Serisi üyelik tarihlerini bu şekilde kaydetmektedir.

 

Dolayısıyla Bağdat Paktı’nı tek günde beş devlet tarafından kurulmuş bir yapı olarak göstermek yerine aşamalı kuruluş şeklinde değerlendirmek daha doğrudur.

 

ABD paktın resmî üyesi olmamıştır. Bununla birlikte ABD yönetimi paktın oluşumunu ve “Kuzey Kuşağı” savunma düzenini desteklemiştir. 1955 tarihli Amerikan diplomatik belgelerinde Türkiye, Irak, İran ve Pakistan’ın oluşturacağı yapı açık biçimde Batı yanlısı bölgesel savunma düzeninin temel unsuru olarak değerlendirilmiştir.

 

Bağdat Paktı’nın temel stratejik arka planı Soğuk Savaş’ta Sovyetler Birliği’nin güney çevresinde bir savunma kuşağı oluşturulmasıydı. Bununla birlikte paktın her bir üyesinin Sovyet tehdidine ilişkin algısı aynı değildi.

 


 

BAĞDAT PAKTI’NDAN CENTO’YA GEÇİŞ — 1958–1959

 

TÜRKİYE – İRAN – PAKİSTAN – BİRLEŞİK KRALLIK

 

Niteliği: Bağdat Paktı’nın Irak’ın çekilmesinden sonra yeniden yapılandırılması

 

Irak’ta 1958’de gerçekleşen askerî darbenin ardından Irak’ın paktan ayrılması, Bağdat merkezli yapının sona ermesine yol açtı.

 

Bunun ardından örgüt yeniden düzenlendi ve 1959’da Central Treaty Organisation (CENTO) adını aldı.

Bu nedenle kronolojik olarak:

 

1955–1958: BAĞDAT PAKTI

 

1958–1959: DÖNÜŞÜM SÜRECİ

 

1959–1979: CENTO

 

şeklindeki ayrım daha doğrudur.

 

CENTO, NATO’nun alt kuruluşu değildi. Türkiye’nin NATO üyeliği ile CENTO üyeliği arasında stratejik bağlantı bulunmakla birlikte iki örgüt hukuken ayrı yapılardı. Dolayısıyla “NATO → Türkiye → İran → Pakistan” şeklindeki doğrusal bir kurumsal zincir kullanılmamalıdır.

 

CENTO 1979’da İran Devrimi ve Pakistan’ın ayrılması sonrasında fiilen sona erdi.



 

ARAP CAYDIRICI GÜCÜ — 1976

 

ARAP BİRLİĞİ ÇERÇEVESİNDE OLUŞTURULAN ORTAK KUVVET

 

Öne çıkan askerî unsur: SURİYE

 

Niteliği: Lübnan İç Savaşı bağlamında kriz yönetimi ve askerî müdahale gücü

 

1976’da Lübnan İç Savaşı’nın şiddetlenmesi üzerine Arap Birliği çerçevesinde Arap Caydırıcı Gücü oluşturuldu.

Bu yapının “SURİYE – LÜBNAN” şeklinde iki devletli bir ittifak olarak gösterilmesi doğru değildir. Suriye kuvvetleri gücün esas askerî ağırlığını oluşturmuş olsa da yapı Arap devletlerinin ortak girişimi niteliğindeydi.

 

Bu nedenle çalışma açısından Arap Caydırıcı Gücü bir kalıcı savunma ittifakı değil, kriz dönemine özgü ortak askerî mekanizma olarak sınıflandırılmalıdır.



 

KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ — 1981

 

SUUDİ ARABİSTAN – KUVEYT – BAHREYN – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – UMMAN

 

Niteliği: Bölgesel siyasi, ekonomik ve güvenlik örgütü

 

Körfez İşbirliği Konseyi 25 Mayıs 1981’de kurulmuştur.

 

KİK doğrudan NATO tipi bir karşılıklı savunma ittifakı değildir. Bununla birlikte İran Devrimi, İran-Irak Savaşı ve bölgesel istikrarsızlık gibi gelişmeler sonucunda güvenlik ve savunma işbirliği örgütün faaliyetlerinin önemli parçalarından biri haline gelmiştir.

 

KİK’in altı kurucu üyesi günümüzde de aynıdır. KİK belgeleri örgütün siyasi, güvenlik, ekonomik ve toplumsal alanlarda koordinasyon ve bütünleşme hedefini sürdürdüğünü göstermektedir.

 


 

YARIMADA KALKANI GÜCÜ — 1980’LER

 

SUUDİ ARABİSTAN – KUVEYT – BAHREYN – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – UMMAN

 

Niteliği: KİK’in ortak askerî savunma mekanizması

 

Yarımada Kalkanı, KİK devletleri arasında ortak askerî kapasite oluşturma düşüncesinin sonucudur. Kuruluş süreci 1980’lerin başında başlamış ve ortak kuvvet 1984’te kurumsallaşmıştır.

 

Bu yapı KİK’in kendisiyle aynı şey değildir. KİK siyasi ve ekonomik bir bölgesel örgütken Yarımada Kalkanı onun askerî güvenlik boyutunu temsil etmektedir.

 

1990 Irak’ın Kuveyt’i işgali, KİK devletlerinin kendi ortak askerî kapasiteleri ile dış güvenlik garantileri arasındaki farkı açık biçimde ortaya çıkardı.


 

1990–1991 KÖRFEZ SAVAŞI VE ABD MERKEZLİ KÖRFEZ GÜVENLİK MİMARİSİ

 

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – KİK ÜLKELERİ

 

Niteliği: Antlaşma değil; çok katmanlı güvenlik ağı

 

1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi Ortadoğu güvenlik sisteminde büyük bir kırılma yarattı. Arap Ortak Savunma Antlaşması’nın mevcut olması, Irak’ın saldırısını otomatik olarak ortak Arap askerî müdahalesine dönüştürmedi. Arap devletleri farklı pozisyonlar alırken, uluslararası koalisyonun askerî ağırlığını ABD ve müttefikleri oluşturdu.

 

Bu nedenle 1990 sonrası ortaya çıkan ABD merkezli güvenlik sistemini tek bir “pakt” olarak değil, ikili savunma anlaşmaları, askerî üsler, silah tedariki, ortak tatbikatlar ve ABD askerî varlığının birleşiminden oluşan güvenlik mimarisi olarak değerlendirmek gerekir.

 

Bu bölümün ana kronolojik pakt listesinde değil, ayrı güvenlik mimarisi kategorisinde bulunması metodolojik olarak daha doğrudur.



 

ŞAM DEKLARASYONU — 1991

 

MISIR – SURİYE – SUUDİ ARABİSTAN – BAHREYN – KUVEYT – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – UMMAN

 

Niteliği: Bölgesel siyasi ve güvenlik koordinasyonu

 

Şam Deklarasyonu Mart 1991’de Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Mısır ve Suriye arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler kayıtlarında 5–6 Mart 1991’de Şam’da gerçekleştirilen dışişleri bakanları toplantısının sonucunda “Damascus Declaration concerning Coordination and Cooperation between the Arab States” belgesinin oluşturulduğu görülmektedir.

 

Şam Deklarasyonu’nun temel amacı Körfez Savaşı sonrasında Arap güvenlik sisteminin yeniden düzenlenmesi ve Körfez devletleri ile Mısır ve Suriye arasında koordinasyon sağlanmasıydı.

 

Bununla birlikte Şam Deklarasyonu’nu kalıcı bir askerî ittifak olarak tanımlamak doğru değildir.



 

NATO’NUN AKDENİZ DİYALOĞU VE İSTANBUL İŞBİRLİĞİ GİRİŞİMİ — 2004

 

Akdeniz Diyaloğu

 

NATO – CEZAYİR – MISIR – İSRAİL – ÜRDÜN – MORİTANYA – FAS – TUNUS

 

Niteliği: NATO ortaklık ve güvenlik diyaloğu

 

NATO’nun Akdeniz Diyaloğu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika güvenlik mimarisinin önemli dış bağlantılarından biridir.


İstanbul İşbirliği Girişimi

 

NATO – BAHREYN – KUVEYT – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ

 

Seçilmiş faaliyetlere katılan: UMMAN – SUUDİ ARABİSTAN

 

Niteliği: NATO ortaklık mekanizması

 

İstanbul İşbirliği Girişimi 28 Haziran 2004’te NATO’nun İstanbul Zirvesi’nde başlatıldı. NATO’nun kendi belgelerine göre girişimin amacı NATO ile daha geniş Ortadoğu bölgesindeki ülkeler arasında güvenlik ve savunma alanlarında ikili işbirliği geliştirmektir.

 

Burada önemli nokta, NATO’nun bu ülkeleri üye yapmaması ve girişimin karşılıklı savunma anlaşması olmamasıdır.


Günümüzde girişimin dört resmî Körfez katılımcısı Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’dir. Suudi Arabistan ve Umman ise belirli faaliyetlere katılmaktadır.



 

TÜRKİYE–KATAR SAVUNMA ORTAKLIĞI — 2010’LAR–2026

 

TÜRKİYE – KATAR

 

Niteliği: İkili stratejik ve savunma ortaklığı

 

Türkiye ile Katar arasındaki ilişkiler 2010’lu yıllarda savunma alanında yoğunlaşmıştır. Katar’daki Türk askerî varlığı ve iki ülke arasındaki savunma anlaşmaları, özellikle 2017 Körfez krizinden sonra dikkat çekmiştir.

 

Bu ilişki çok taraflı bir ittifak değildir. Dolayısıyla çalışma içerisinde “ikili savunma ortaklığı” olarak sınıflandırılmalıdır.



 

İSLAMİ ASKERÎ TERÖRLE MÜCADELE KOALİSYONU — 2015

 

SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇOK SAYIDA İSLAM ÜLKESİ

 

Niteliği: Terörle mücadele ve askerî koordinasyon koalisyonu

 

2015 yılında Suudi Arabistan öncülüğünde İslami Askerî Terörle Mücadele Koalisyonu oluşturuldu.

 

Bu yapı NATO benzeri bir karşılıklı savunma ittifakı değildir. Üyeleri arasında askerî, istihbarî, ideolojik ve iletişim alanlarında koordinasyon hedeflenmiştir.

 

Bu nedenle tek tek ülkeleri “asli ittifak üyesi” ve “destekleyen ülke” şeklinde ikiye ayırmak yerine, çok taraflı koalisyon olarak göstermek daha doğrudur.


 

YEMEN KOALİSYONU — 2015

 

SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ASKERÎ KOALİSYON

 

Önemli katılımcılar: BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – BAHREYN – KUVEYT – MISIR – ÜRDÜN – FAS – SUDAN

 

Niteliği: Savaş koalisyonu

 

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon Mart 2015’te Yemen’deki Husiler karşısında uluslararası olarak tanınan Yemen hükümetini desteklemek amacıyla askerî operasyon başlattı.

 

Bu oluşumun kalıcı bir savunma paktı olmadığı özellikle belirtilmelidir. Koalisyona katılan ülkelerin askerî katkıları zaman içinde değişmiş, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’deki yaklaşımı Suudi Arabistan’ın yaklaşımından farklılaşmıştır.

 

Bu nedenle Yemen Koalisyonu, Ortadoğu ittifaklar tarihinin değil, Ortadoğu askerî koalisyonlar tarihinin bir unsuru olarak değerlendirilmelidir.



 

ABRAHAM ANLAŞMALARI — 2020

 

İSRAİL – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – BAHREYN

 

Sonraki normalleşme hattı: FAS – SUDAN

 

Niteliği: Diplomatik normalleşme ve bölgesel işbirliği

 

2020 yılında İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasındaki diplomatik normalleşme süreçleri Abraham Anlaşmaları çerçevesinde gelişti. Daha sonra Fas ve Sudan da İsrail ile normalleşme sürecine dahil oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı arşivleri Abraham Anlaşmaları kapsamındaki İsrail–BAE, İsrail–Bahreyn, İsrail–Fas ve Sudan belgelerini ayrı metinler olarak yayımlamaktadır.

 

Abraham Anlaşmaları bir askerî ittifak değildir.

 

Ancak diplomatik normalleşme, ekonomik entegrasyon, istihbarat, teknoloji, hava savunması ve güvenlik işbirliği alanlarında yeni ilişkilerin oluşmasına zemin hazırlamıştır.

 

Bu nedenle Abraham Anlaşmaları güvenlik mimarisinin doğrudan askerî değil, dolaylı ve siyasi-diplomatik bir bileşeni olarak değerlendirilmelidir.



 

İSRAİL–KÖRFEZ GÜVENLİK YAKINLAŞMASI — 2020’LER

 

İSRAİL – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – BAHREYN

 

Daha geniş normalleşme çevresi: MISIR – FAS

 

Stratejik dış ortak: Amerika birleşik devletleri

 

Bu yapı resmî bir askerî ittifak değildir. Abraham Anlaşmaları sonrasında İsrail ile bazı Arap devletleri arasında hava savunması, erken uyarı, deniz güvenliği, istihbarat ve askerî teknoloji alanlarında işbirliği gelişmiştir.

 

Dolayısıyla “İsrail–Körfez Güvenlik Ekseni” ifadesi bir analitik kavram olarak kullanılabilir; ancak hukuki bir ittifak adı olarak kullanılmamalıdır.


 

NEGEV FORUMU — 2022

 

İSRAİL – AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – MISIR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – BAHREYN – FAS

 

Niteliği: Bölgesel işbirliği ve normalleşme platform

 

Negev Zirvesi 27–28 Mart 2022’de İsrail’in Sde Boker kentinde gerçekleştirildi. Zirveye İsrail, ABD, Mısır, BAE, Bahreyn ve Fas dışişleri bakanları katıldı. Daha sonra Negev Forumu bu altı devletin bölgesel işbirliği çerçevesi olarak kurumsallaştırılmaya çalışıldı. Forumun 2022 çerçeve belgesi, altı ülkeyi “members” olarak tanımlamaktadır.

 

Negev Forumu’nun çalışma alanları güvenlik ile sınırlı değildir. Gıda güvenliği, su, enerji, sağlık, eğitim, turizm, ekonomik işbirliği ve bölgesel güvenlik gibi birçok alanı kapsamaktadır.

 

Dolayısıyla forumu “İsrail-Arap askerî ittifakı” olarak tanımlamak doğru değildir.



 

İRAN MERKEZLİ BÖLGESEL ORTAKLIK AĞI

 

İRAN

 

Devlet dışı ve yarı-devlet niteliğindeki ilişkili aktörler: 

HİZBULLAH – ENSARULLAH/HUSİLER – IRAK’TAKİ BAZI SİLAHLI GRUPLAR – HAMAS

 

Niteliği: Devletlerarası ittifak değil; devlet-dışı aktörlerle ilişkiler ağı

 

İran’ın Ortadoğu’daki etkisi klasik devletlerarası ittifaklardan farklı bir yapı oluşturmuştur. İran, Lübnan, Irak, Yemen ve Filistin sahalarında farklı siyasi ve silahlı aktörlerle çeşitli düzeylerde ilişki geliştirmiştir.

 

Bu aktörlerin tamamının İran’la ilişkisi aynı nitelikte değildir. Bu nedenle bunları “İran’ın ittifak üyeleri” şeklinde göstermek metodolojik olarak doğru değildir.

 

Daha doğru kavram “İran merkezli bölgesel ortaklık ve nüfuz ağı”dır.



 

İRAN–RUSYA STRATEJİK ORTAKLIĞI

 

İRAN – RUSYA

 

Niteliği: Stratejik ortaklık ve güvenlik işbirliği

 

İran ile Rusya arasındaki ilişkiler özellikle Suriye savaşı, enerji, savunma sanayii ve bölgesel güvenlik alanlarında derinleşmiştir.

 

Ancak bu ilişkiyi NATO benzeri karşılıklı savunma ittifakı olarak değerlendirmek doğru değildir.

 

Aynı şekilde Çin’in İran ve Körfez bölgesindeki ekonomik ve diplomatik rolü, Rusya-İran ilişkisiyle otomatik olarak üçlü bir askerî ittifak meydana getirmemektedir.

 

Bu nedenle “İRAN–RUSYA–ÇİN BLOKU” gibi kesin bir askerî blok tanımlaması yerine çok merkezli stratejik yakınlaşmalar kavramı tercih edilmelidir.


 

SUUDİ ARABİSTAN–PAKİSTAN STRATEJİK KARŞILIKLI SAVUNMA ANLAŞMASI — 2025

 

SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN

 

Niteliği: İkili karşılıklı savunma anlaşması

 

17 Eylül 2025’te Suudi Arabistan ile Pakistan arasında Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma iki ülke arasındaki uzun süreli askerî ilişkileri daha açık bir karşılıklı güvenlik çerçevesine taşıdı. Bu anlaşmanın önemi yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerden kaynaklanmamaktadır. 


Pakistan’ın Güney Asya’daki askerî ağırlığı ile Suudi Arabistan’ın Körfez’deki ekonomik ve stratejik konumu, iki ayrı bölgesel güvenlik alanını birbirine bağlamaktadır.

 

Bu nedenle 2025 anlaşması, 2026’da Türkiye’nin dahil olduğu üçlü düzenlemenin arka planındaki önemli gelişmelerden biri olarak değerlendirilebilir.



 

MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI — 2026

 

TÜRKİYE – SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN

 

Niteliği: Üç taraflı karşılıklı savunma anlaşması

 

7 Ağustos 2026’da Mekke’de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ortak savunma anlaşması imzalandı. Anlaşmanın temel prensiplerinden biri, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç tarafın tamamına yönelik saldırı kabul edilmesidir. AP’nin anlaşmaya ilişkin haberinde tarafların düzenlemeyi savunma amaçlı olarak nitelendirdiği ve bunun mezhepçi veya belirli bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir askerî blok olarak sunulmadığı belirtilmektedir.

 

Bu anlaşma, çalışmada incelenen 1937–2026 dönemindeki yapılanmalar bakımından özel önem taşımaktadır.

 

Çünkü ilk defa Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan aynı üçlü karşılıklı savunma düzenlemesinde bir araya gelmektedir.

 

Bu üçlü yapı üç farklı stratejik kapasiteyi birleştirmektedir:

 

TÜRKİYE:

NATO üyesi, büyük konvansiyonel askerî kapasite ve gelişen savunma sanayii.

 

SUUDİ ARABİSTAN:

Körfez’in ekonomik ve stratejik ağırlık merkezlerinden biri.

 

PAKİSTAN:

Güney Asya’nın büyük askerî güçlerinden biri ve nükleer silah kapasitesine sahip devlet.

 

Bununla birlikte bu anlaşmayı “İslam NATO’su” olarak tanımlamak için henüz yeterli hukuki ve kurumsal veri bulunmamaktadır. Daha doğru ifade “üç taraflı karşılıklı savunma düzenlemesi” veya “Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan güvenlik üçgeni” olacaktır.

 


 

1937–2026 KRONOLOJİK SINIFLANDIRMA

 

1937 — SÂDÂBÂD PAKTI
TÜRKİYE – İRAN – IRAK – AFGANİSTAN
Nitelik: saldırmazlık ve bölgesel güvenlik.

 

1945 — ARAP BİRLİĞİ
MISIR – IRAK – ÜRDÜN – LÜBNAN – SUUDİ ARABİSTAN – SURİYE – YEMEN
Nitelik: bölgesel siyasi örgüt.

 

1950 — ARAP ORTAK SAVUNMA VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ANTLAŞMASI
ARAP BİRLİĞİ ÜYESİ DEVLETLER
Nitelik: kolektif savunma.

 

1954 — TÜRKİYE–PAKİSTAN DOSTANE İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI
TÜRKİYE – PAKİSTAN
Nitelik: ikili güvenlik ve dostluk ilişkisi.

 

1955–1958 — BAĞDAT PAKTI
TÜRKİYE – IRAK – İRAN – PAKİSTAN – BİRLEŞİK KRALLIK
Nitelik: Soğuk Savaş bölgesel savunma ittifakı.

 

1959–1979 — CENTO
TÜRKİYE – İRAN – PAKİSTAN – BİRLEŞİK KRALLIK
Nitelik: Soğuk Savaş güvenlik örgütü.

 

1976 — ARAP CAYDIRICI GÜCÜ
ARAP BİRLİĞİ ÇERÇEVESİNDE ORTAK KUVVET
Nitelik: kriz yönetimi / askerî müdahale.

 

1981 — KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ
SUUDİ ARABİSTAN – KUVEYT – BAHREYN – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – UMMAN
Nitelik: bölgesel örgüt.

 

1984 — YARIMADA KALKANI
KİK ÜLKELERİ
Nitelik: ortak askerî kuvvet.

 

1991 — ŞAM DEKLARASYONU
MISIR – SURİYE – KİK ÜLKELERİ
Nitelik: siyasi ve güvenlik koordinasyonu.

 

1990’LAR — ABD MERKEZLİ KÖRFEZ GÜVENLİK MİMARİSİ
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – KİK ÜLKELERİ
Nitelik: güvenlik ağı.

 

2004 — İSTANBUL İŞBİRLİĞİ GİRİŞİMİ
NATO – BAHREYN – KUVEYT – KATAR – BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ
Nitelik: güvenlik ortaklığı.

 

2010’LAR — TÜRKİYE–KATAR SAVUNMA ORTAKLIĞI
TÜRKİYE – KATAR
Nitelik: ikili stratejik savunma ortaklığı.

 

2015 — İSLAMİ ASKERÎ TERÖRLE MÜCADELE KOALİSYONU
SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇOK SAYIDA İSLAM ÜLKESİ
Nitelik: terörle mücadele koalisyonu.

 

2015 — YEMEN KOALİSYONU
SUUDİ ARABİSTAN ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇOK DEVLETLİ KOALİSYON
Nitelik: askerî operasyon koalisyonu.

 

2020 — ABRAHAM ANLAŞMALARI
İSRAİL – BAE – BAHREYN
Nitelik: diplomatik normalleşme.

 

2020’LER — İSRAİL–ARAP GÜVENLİK YAKINLAŞMASI
İSRAİL – BAE – BAHREYN – MISIR – FAS
Nitelik: güvenlik ve stratejik işbirliği ağı.

 

2022 — NEGEV FORUMU
İSRAİL – AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – MISIR – BAE – BAHREYN – FAS
Nitelik: bölgesel işbirliği platformu.

 

2010’LAR–2026 — İRAN MERKEZLİ BÖLGESEL ORTAKLIK AĞI
İRAN
Nitelik: devlet dışı aktörlerle çok katmanlı bölgesel ilişki ağı.

 

2020’LER — İRAN–RUSYA STRATEJİK ORTAKLIĞI
İRAN – RUSYA
Nitelik: stratejik ve güvenlik işbirliği.

 

2025 — SUUDİ ARABİSTAN–PAKİSTAN KARŞILIKLI SAVUNMA ANLAŞMASI
SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN
Nitelik: karşılıklı savunma.

 

2026 — MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI
TÜRKİYE – SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN
Nitelik: üç taraflı karşılıklı savunma.

 


 

1937–2026 DÖNEMİNİN STRATEJİK EVRELERİ

 

Birinci evre: 1937–1945

 

BÖLGESEL DENGE VE SALDIRMAZLIK

Bu dönemin temel örneği Sâdâbâd Paktı’dır. Güvenlik anlayışı, bölgesel devletlerin birbirlerinin egemenliğini ve sınırlarını tanıması ve karşılıklı saldırmazlık üzerine kurulmuştur.

İkinci evre: 1945–1959

ARAP KURUMSALLAŞMASI VE SOĞUK SAVAŞ GÜVENLİK SİSTEMİ

Arap Birliği ve 1950 Ortak Savunma Antlaşması Arap bölgesel kurumsallaşmasını temsil ederken, Türkiye–Pakistan ilişkisi ve Bağdat Paktı Batı destekli “Kuzey Kuşağı” güvenlik sisteminin gelişmesini temsil etmiştir.

 

Üçüncü evre: 1959–1979

 

CENTO VE SOĞUK SAVAŞIN GÜVENLİK MİMARİSİ

CENTO, Sovyetler Birliği’nin güney çevresinde Batı yanlısı güvenlik kuşağı oluşturma çabasının önemli bir parçası olmuştur.

Ancak örgütün iç siyasi sorunları, Arap dünyasındaki milliyetçi hareketler, Irak’ın 1958’de ayrılması ve üyeler arasındaki çıkar farklılıkları yapının etkinliğini sınırlamıştır.

 

Dördüncü evre: 1979–1990

 

İRAN DEVRİMİ, KÖRFEZ GÜVENLİĞİ VE YENİ BÖLGESEL DENGE

1979 İran Devrimi ve aynı yıl CENTO’nun sona ermesi, Ortadoğu güvenlik mimarisinde önemli bir dönüm noktasıdır.

Körfez monarşileri güvenliklerini daha fazla kurumsallaştırırken KİK ve Yarımada Kalkanı bu dönemin temel yapılanmaları haline gelmiştir.

 

Beşinci evre: 1990–2003

 

ABD MERKEZLİ KÖRFEZ GÜVENLİK MİMARİSİ

Irak’ın Kuveyt’i işgali, Körfez güvenlik sisteminin yalnızca bölgesel örgütlere bırakılamayacağını gösterdi. ABD’nin askerî varlığı, ikili savunma anlaşmaları ve Körfez ülkelerinin Batı savunma sistemleriyle entegrasyonu bu dönemde belirginleşti.

 

Altıncı evre: 2004–2014

 

ORTAKLIK VE AĞ MODELİ

NATO’nun İstanbul İşbirliği Girişimi ve Akdeniz Diyaloğu, NATO ile Ortadoğu devletleri arasında doğrudan üyelik yaratmayan fakat güvenlik alanında işbirliği sağlayan yeni bir model geliştirdi.

 

Yedinci evre: 2015–2019

 

GEÇİCİ ASKERÎ KOALİSYONLAR

Yemen Koalisyonu ve İslami Askerî Terörle Mücadele Koalisyonu, klasik savunma paktlarından farklı olarak belirli güvenlik sorunlarına yönelik çok taraflı koalisyon modelinin yükseldiğini gösterdi.

 

Sekizinci evre: 2020–2024

 

NORMALLEŞME VE ÇOK KATMANLI GÜVENLİK


Abraham Anlaşmaları ve Negev Forumu, İsrail ile bazı Arap devletleri arasındaki diplomatik normalleşmenin güvenlik ve ekonomik işbirliğine dönüşebileceğini ortaya koydu.

Ancak bu yapıların NATO tipi karşılıklı savunma ittifakı olduğu söylenemez.

 

Dokuzuncu evre: 2025–2026

 

YENİ KARŞILIKLI SAVUNMA DÜZENLEMELERİ


2025’te Suudi Arabistan ile Pakistan arasında gelişen karşılıklı savunma düzenlemesi, 2026’da Türkiye’nin dahil olduğu üçlü yapıyla yeni bir boyut kazanmıştır.

 

7 Ağustos 2026 tarihli Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ı açık bir karşılıklı savunma hükmü altında bir araya getirmiştir.

 

Bu nedenle 2026 itibarıyla Ortadoğu güvenlik mimarisinde yalnızca ABD merkezli veya İsrail merkezli sistemlerden değil, bölgesel devletlerin kendi aralarında daha doğrudan karşılıklı güvenlik mekanizmaları oluşturma eğiliminden de söz etmek mümkündür.



 

SONUÇ

 

1937–2026 arasındaki Ortadoğu güvenlik tarihi, birbirinin doğrudan devamı olan tek bir ittifak zinciri şeklinde değerlendirilmemelidir.

 

Sâdâbâd Paktı, bölgesel saldırmazlık ve denge arayışının ürünüdür.

 

Arap Birliği ve 1950 Ortak Savunma Antlaşması, Arap devletlerinin bölgesel kurumsallaşma girişimini temsil eder.

 

Bağdat Paktı ve CENTO, Soğuk Savaş’ın Batı yanlısı güvenlik mimarisinin bölgesel uzantılarıdır.

 

KİK ve Yarımada Kalkanı, Körfez devletlerinin kendi bölgesel güvenlik kapasitesini oluşturma girişimleridir.

1990 sonrasında ABD’nin Körfez’deki askerî varlığı, bölgesel güvenlik sisteminin temel dış ayağı haline gelmiştir.

 

2004 İstanbul İşbirliği Girişimi, NATO’nun Ortadoğu’ya üyelik dışı güvenlik ortaklığı modeliyle yaklaşmasının örneğidir.

 

2015 sonrası askerî koalisyonlar, klasik ittifaklardan farklı olarak belirli krizlere yönelik geçici veya görev odaklı güvenlik yapılanmalarının önemini göstermiştir.

 

2020 sonrası Abraham Anlaşmaları ve Negev Forumu ise diplomatik normalleşme ile güvenlik ve ekonomik işbirliği arasında yeni bir bağlantı meydana getirmiştir.

 

2025–2026 döneminde ise Suudi Arabistan–Pakistan ve Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan düzenlemeleri, bölgesel devletlerin kendi aralarında daha açık karşılıklı savunma mekanizmaları oluşturma eğiliminin yeni örnekleri olarak ortaya çıkmıştır.

 

Bu tarihsel süreçten çıkarılabilecek temel sonuç, Ortadoğu’nun hiçbir dönemde tek bir güvenlik blokundan oluşmadığıdır. Aynı devlet farklı dönemlerde birbirinden farklı güvenlik sistemlerinin parçası olabilmiş; devletler bir yandan rakip oldukları başka bir aktörle ekonomik veya diplomatik ilişki sürdürürken diğer yandan üçüncü bir aktörle savunma işbirliği geliştirebilmiştir.

 

Bu nedenle Ortadoğu’nun güvenlik mimarisini açıklamak için “tek blok”, “tek eksen” veya “tek ittifak zinciri” yerine örtüşen, kesişen ve zaman içerisinde dönüşen çok katmanlı güvenlik ağları kavramı daha açıklayıcıdır.

 

2026 itibarıyla ortaya çıkan Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan üçgeni de bu uzun tarihsel gelişimin otomatik sonucu değil, mevcut bölgesel güvenlik mimarisine eklenen yeni bir katmandır. Anlaşmanın gelecekte kalıcı bir askerî ittifaka, daha geniş bir bölgesel savunma mekanizmasına veya sınırlı kapsamlı bir karşılıklı güvenlik düzenlemesine dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz açık değildir.

 

Bu nedenle akademik açıdan en ihtiyatlı sonuç, 2026 Mekke Anlaşması’nı “Ortadoğu ile Güney Asya arasındaki güvenlik ilişkisini aynı karşılıklı savunma çerçevesinde birleştiren yeni bir üç taraflı düzenleme” olarak tanımlamaktır.



 

KAYNAKÇA


 

Birincil kaynaklar, antlaşmalar ve resmî belgeler

 

  1. League of Nations. Treaty of Non-Aggression and Friendship between Afghanistan, Iran, Iraq and Turkey (Saadabad Pact). 8 July 1937.
  1. Arab League. Pact of the League of Arab States. Cairo, 22 March 1945.
  1. League of Arab States. Treaty of Joint Defence and Economic Co-operation between the States of the Arab League. Cairo, 17 June 1950.
  1. United Nations. Treaty Series: Treaty of Joint Defence and Economic Co-operation between the States of the Arab League. United Nations Treaty Series.
  1. Republic of Turkey & Islamic Republic of Pakistan. Agreement for Friendly Co-operation between Turkey and Pakistan. 2 April 1954
  1. NATO Archives. Agreement for Friendly Co-operation Concluded between Turkey and Pakistan. 1954
  1. Republic of Turkey & Kingdom of Iraq. Pact of Mutual Co-operation between Iraq and Turkey. Baghdad, 24 February 1955.
  1. United Nations Treaty Series. Pact of Mutual Co-operation between Iraq and Turkey / Baghdad Pact. UNTS, Vol. 233.
  1. Government of the United Kingdom. Baghdad Pact Documents. London, 1955.
  1. United States Department of State. Foreign Relations of the United States, 1955–1957, Near East Region; Iran; Iraq, Volume XII. Washington, D.C.
  1. United Nations. Damascus Declaration concerning Coordination and Cooperation between the Arab States. A/46/120; S/22374, 1991 
  1. North Atlantic Treaty Organization. Istanbul Cooperation Initiative. Istanbul Summit, 28 June 2004 
  1. North Atlantic Treaty Organization. Istanbul Summit Communiqué. 28 June 2004.
  1. United States Department of State. The Abraham Accords. Washington, D.C., 2020.
  1. Government of the United Arab Emirates et al. Negev Forum Regional Cooperation Framework. 10 November 2022.
  1. United Arab Emirates Ministry of Foreign Affairs. UAE Participates in First Meeting of Negev Forum Steering Committee in Bahrain. 28 June 2022.
  1. United Arab Emirates Ministry of Foreign Affairs. Negev Forum Working Groups Meeting. Abu Dhabi, 9 January 2023 
  1. Gulf Cooperation Council. Sakhir Declaration of the 46th Session of the Supreme Council of the GCC. 2025.
  1. United Nations. Security Council Documents concerning the Iraqi Invasion of Kuwait and Arab League Responses. 1990.
  1. United States Department of State. U.S. Security Cooperation with Israel and Abraham Accords Documentation. Washington, D.C.
  1. United States Department of State. U.S.–Bahrain Strategic Dialogue. Washington, D.C., 2020.
  1. United States Department of State. U.S.–United Arab Emirates Relations and Security Cooperation. Washington, D.C., 2020.
  1. United Nations. United Nations Security Council and General Assembly Documents on the Yemen Conflict. 2015–2024.
  1. Islamic Military Counter Terrorism Coalition. Official Statements and Member-State Documentation. Riyadh.
  1. Kingdom of Saudi Arabia & Islamic Republic of Pakistan. Strategic Mutual Defense Agreement. Riyadh, 17 September 2025.
  1. Republic of Türkiye, Kingdom of Saudi Arabia & Islamic Republic of Pakistan. Mecca Joint Defense Agreement. Mecca, 7 August 2026.

 

Akademik kitaplar ve araştırmalar

 

  1. Anderson, Lisa. The State and Social Transformation in Tunisia and Libya, 1830–1980. Princeton University Press, 1986.
  1. Barnett, Michael. Dialogues in Arab Politics: Negotiations in Regional Order. Columbia University Press, 1998.
  1. Buzan, Barry & Ole Wæver. Regions and Powers: The Structure of International Security. Cambridge University Press, 2003.
  1. Cleveland, William L. & Martin P. Bunton. A History of the Modern Middle East. Westview Press 
  1. Dawisha, Adeed. Arab Nationalism in the Twentieth Century: From Triumph to Despair. Princeton University Press, 2003.
  1. Fawcett, Louise, ed. International Relations of the Middle East. Oxford University Press.
  1. Gelvin, James L. The Modern Middle East: A History. Oxford University Press.
  1. Gause, F. Gregory III. The International Relations of the Persian Gulf. Cambridge University Press, 2010.
  1. Gause, F. Gregory III. The Gulf States and the Future of the Gulf Cooperation Council. various academic studies on Gulf security.
  1. Hinnebusch, Raymond. The International Politics of the Middle East. Manchester University Press
  1. Hourani, Albert. A History of the Arab Peoples. Harvard University Press, 1991.
  1. Kamrava, Mehran. The Political History of Modern Iran. Cambridge University Press
  1. Kamrava, Mehran. The Political Economy of the Persian Gulf. Routledge.
  1. Karsh, Efraim. The Iran-Iraq War, 1980–1988. Osprey / academic editions.
  1. Karsh, Efraim. The Gulf Conflict, 1990–1991: Diplomacy and War in the New World Order. Princeton University Press.
  1. Kechichian, Joseph A. “Baghdad Pact.” Encyclopaedia Iranica 
  1. Kerr, Malcolm H. The Arab Cold War: Gamal Abd al-Nasir and His Rivals, 1958–1970. Oxford University Press.
  1. Kuniholm, Bruce Robellet. The Origins of the Cold War in the Near East: Great Power Conflict and Diplomacy in Iran, Turkey, and Greece. Princeton University Press, 1980.
  1. Lake, David A. Entangling Relations: American Foreign Policy in Its Century. Princeton University Press.
  1. Leffler, Melvyn P. A Preponderance of Power: National Security, the Truman Administration, and the Cold War. Stanford University Press, 1992.
  1. Little, Douglas. American Orientalism: The United States and the Middle East Since 1945. University of North Carolina Press.
  1. Marr, Phebe. The Modern History of Iraq. Westview Press.
  1. Mearsheimer, John J. The Tragedy of Great Power Politics. W. W. Norton.
  1. Podeh, Elie. The Decline of Arab Unity: The Rise and Fall of the United Arab Republic. Sussex Academic Press.
  1. Podeh, Elie. The Quest for Hegemony in the Arab World: The Struggle over the Baghdad Pact. Brill.
  1. Quandt, William B. Peace Process: American Diplomacy and the Arab-Israeli Conflict Since 1967. Brookings Institution Press 
  1. Rogan, Eugene. The Arabs: A History. Basic Books.
  1. Schulze, Kirsten E. A Modern History of the Middle East. Wiley-Blackwell.
  1. Snyder, Glenn H. Alliance Politics. Cornell University Press, 1997.
  1. Tripp, Charles. A History of Iraq. Cambridge University Press
  1. Walt, Stephen M. The Origins of Alliances. Cornell University Press, 1987.
  1. Waltz, Kenneth N. Theory of International Politics. McGraw-Hill, 1979.
  1. Westad, Odd Arne. The Global Cold War: Third World Interventions and the Making of Our Times. Cambridge University Press, 2005.
  1. Yapp, Malcolm. The Making of the Modern Near East, 1792–1923. Longman 
  1. Yapp, Malcolm. The Near East Since the First World War: A History to 1995. Longman.
  1. Zisser, Eyal. Syria: A History of the Middle East. academic studies on Syrian regional policy.
  1. Hinnebusch, Raymond & Anoushiravan Ehteshami, eds. The Foreign Policies of Middle East States. Lynne Rienner Publishers.
  1. Fawcett, Louise. The International Relations of the Middle East. Oxford University Press 
  1. Podeh, Elie & Onn Winckler, eds. Rethinking Nasserism: Revolution and Historical Memory in Modern Egypt. University Press / academic studies.
  1. Barnett, Michael N. Confronting the Costs of War: Military Power and International Politics in the Middle East. ilgili akademik çalışmalar
  1. Ehteshami, Anoushiravan & Raymond Hinnebusch. Syria and Iran: Middle Powers in a Penetrated Regional System. Routledge.
  1. Gause, F. Gregory III. Saudi Arabia in the New Middle East. Council on Foreign Relations / academic monographic literature.
  1. Ulrichsen, Kristian Coates. The Gulf States in International Political Economy. Palgrave Macmillan.
  1. Ulrichsen, Kristian Coates. The United Arab Emirates: Power, Politics and Policy-Making. Routledge.
  1. Hokayem, Emile. Syria’s Uprising and the Fracturing of the Levant. IISS, 2013.
  1. International Institute for Strategic Studies (IISS). The Military Balance. yıllık sayılar.

 


 

Resmî ve kurumsal çevrimiçi kaynaklar

 

  1. NATO. Istanbul Cooperation Initiative. NATO’nun resmî ortaklık ve işbirliği belgeleri.
  1. NATO Archives. Türkiye–Pakistan Dostane İşbirliği Anlaşması arşiv kaydı.
  1. United Nations Treaty Series. Bağdat Paktı ve ilgili antlaşmaların kayıtları.
  1. United Nations Digital Library. 1950 Arap Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması belgeleri.
  1. United Nations Digital Library. 1991 Şam Deklarasyonu belgesi
  1. U.S. Department of State, Office of the Historian. Foreign Relations of the United States serisi; Ortadoğu ve Bağdat Paktı belgeleri.
  1. United Arab Emirates Ministry of Foreign Affairs. Negev Forum belgeleri 
  1. Gulf Cooperation Council General Secretariat. KİK zirve bildirileri ve güvenlik belgeleri.
  1. Atatürk Ansiklopedisi. Sâdâbâd Paktı maddesi
  1. Encyclopaedia Iranica. Baghdad Pact maddesi
  1. Associated Press. Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos 2026.
  1. Reuters. 2026 Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan savunma düzenlemesine ilişkin haber ve analizler.

 

KAYNAK KULLANIMINA İLİŞKİN AKADEMİK NOT

 

Bu kaynakça yalnızca internet sitelerinden oluşan bir liste değildir ! 


Birincil belgeler, BM Antlaşmalar Serisi, ABD Dışişleri tarihî belgeleri, NATO arşivleri, KİK belgeleri, devlet belgeleri, akademik monografiler ve hakemli/akademik literatür birlikte kullanılmıştır.

 

Özellikle antlaşmaların kuruluş tarihi, tarafları ve hukuki niteliği konusunda birincil kaynaklara öncelik verilmiştir.

 

Örneğin:

Bağdat Paktı’nın taraflık tarihleri BM Antlaşmalar Serisi ile kontrol edilmiş; 1954 Türkiye–Pakistan belgesinin adı NATO arşivinden doğrulanmış; 1991 Şam Deklarasyonu BM belgesi üzerinden kontrol edilmiş; İstanbul İşbirliği Girişimi NATO’nun resmî belgeleriyle, Negev Forumu ise 2022 çerçeve belgesiyle karşılaştırılmıştır.

 

2026 Mekke Ortak Savunma Anlaşması ise çok yeni olduğu için akademik literatürün henüz oluşmadığı bir konudur.

 

Bu nedenle burada birincil taraf açıklamaları ve güvenilir güncel haber kaynakları esas alınmalı; ileride yayımlanacak antlaşmanın tam metni, resmî hükümet açıklamaları ve akademik çalışmalar ortaya çıktıkça kaynakça güncellenmelidir.

 

7 Ağustos 2026 tarihli haberlerde anlaşmanın üç taraflı olduğu ve “birine saldırı hepsine saldırıdır” ilkesini içerdiği doğrulanmaktadır.

 

 

Bu nedenle 2026 bölümü, makalenin diğer tarihsel bölümlerinden farklı olarak “güncel olay incelemesi” niteliğinde değerlendirilmelidir.