21 Ekim 2020 Çarşamba

SEÇMECE ve de KESMECE (Yahudi Kriptosu) "ARAP"cıkların İSRA-EL ile ANLAŞMA (kıç yalama) FURYASI'nın Arka Planı

YHWH’TAN OLMA VE LİLİTH’DEN DOĞMA ZÜRRİYETİN YERYÜZÜ PLANINDAKİ SON DEBELENMELERİ  

Tekvin Sırrı ile başlayan, Abraham ile tarih sahnesine çıkan, Yakub ile adını (İsra-El = Allah'ı yenen) alan, Solomon ile kimlik beyan eden, 15.05.1648 ile devam eden, 09.11.1799’da et ile kemiğe bürünen, 31.08.1897’de kıblesi belirlenen, 02.11.1917’de son perdesi sahneye konulan ve 14.05.1948’de yeniden sahne alan varlık aleminin baş belası olan yaşam formları, İnsan nesline son darbeyi vurmak ve tamamen bitirmek üzre son planlarını uygulamaya koydu...

Aslında Arap Baharı senaryosu ile sahneye konulan ve son yıllarda pek de moda olan, adına “Arap-İsrail Anlaşmaları” adı ile devam eden trajik komediler zinciri asla ve kata "Arap Milletleri" ile değil başındaki Knesset kıçı yalayan darbe mamulü çıfıt asıllı diktatör Arap şebekleri ile yapılmaktadır!

Bu yeni moda üfürük anlaşmalar tiyatrosu, bilindik Yahudi entrikaları ve adına “devrim” dedikleri bol kanlı faşist darbeler, katliamlar ve tapınakçı lejyonerlerinin işgalleri ile kurdukları diktatörlük ürünlerinden (aynı Türkiye’deki gibi) başka bir şey değildir!

1.Dünya Savaşı ile kurulan ne idüğü belirsiz ulus(çu) modellemeli teneke devletlerdeki Satanist Sistem, o koordinatlardaki milli ruhların canlanması ile her tehlikeye girişinde, o ülkenin ordularını 100 yıl öce ele geçirip kendi ritüellerine göre yeniden dizayn ettikten sonra tepe tepe kullanan allahsız, milliyetsiz, şahsiyetsiz, kitapsız kripto generallerin kanlı darbeleri ile bastırılmıştır…

Bu tür alçak ve cani ruhlu kahpe kripto Yahudi subayların işgal ve kontrolleri altındaki en belirgin ülkeler başta Türkiye olmak üzre (FETÖ kalkışması ile sona erme sürecinde) Mısır, Suudi Arabistan, BAE ve diğer malum Arap ülkeleridir…

Lakin son gelinen noktada;

Dünya Yahudi Kongresi ve benzeri küresel derin şeytan yapılarının, tüm örgüt ve kurumları ile onların ağır manüplasyonundaki medya, sanat, siyaset, eğitim, ekonomi, istihbarat, teknoloji, finans (vb) gibi toplumu biçimlendiren kurumları yöneten Satanik baronların ciddi bir korku vorteksinde ve nafile bir patinajda oldukları açıkça görülebilmektedir…

İş’in “öz”ü para’dan başka bir şey değildir aslında..

“Mevzu bahis cukka ise gerisi teferruat” oluyor tamahkâr Çıfıtlar için... Dolayısı ile varlıklarının asli temeli olan hiçbir tefekkür, doktrin, ideal ve ütopya dahi kalıcı ol(a)mıyor Lilith’in çocukları için…

Judaikler arası Sermaye savaşları aldı başını gitti…

Daha dün 1. Ve 2. Dünya savaşları ile tüm dünyayı biçimlendirerek kendi seküler (İnançsız ve hakikatten kopuk) formatlarını çeken cukka kralları (aileler) kendi aralarında derin bir fikir ve yol ayrılığı ile kanlı bir güç kavgasına giriştiler…

Düşürülen uçaklar, öldürülen sır isimler, zehirlemeler, tutuklamalar, suikastlar, ortadan kaybolmalar, ani ve tuhaf hastalıklar, tehditler, karşı taraflar (düşman!) ile bloklaşmalar baş döndüren bir hızla gelişiyor..

Artık Kral gerçekten çıplak!

İsra-El kod adlı Satanistan’a 1001 numara, sahte soykırım tertipleri, suni korku fırtınaları ve dahi ki tehditler ile tepiştirilen zavallı Yahudilere bile acımayan şeytani yapının balonu patlamıştır...   

Uzun yıllardır uyguladıkları AIDS, EBOLA, SARS, H5N1, 5G, HAARP, 25.KARE, TERÖR, CHEMTRAILS, TELEGRAM, UYUŞTURUCU, ELF, NWO, PORNO, EMW, SİGARA, GDO, MK-ULTRA, ALKOL, FA (vb) ile yaptıkları küresel boyutlu saldırılar bir türlü istedikleri kadar başarılı olamadı… 

Ve sahaya son koz olarak CORONA, COVIT-19’u sürdüler…

Hedefleri açık ve net…

İnsanlık âlemine ve milletlere diz çöktürmek…

Zorunlu aşı ve zorunlu çip uygulamalarına zorlayarak muazzam bir kitle imhası (milyarlarca!) gerçekleştirmek…

Geride yalnızca tamamı çip(!)lenmiş ve aşı(!)lanmış TRANSHÜMAN (hümanoid/android) formlarındaki insan(ımsı)ları da kendilerine köle olarak bırakmak!

İşte böyle velhasıl-ı kelam..

Çakma ve imitasyon tanrı(cık) YHWH’ın (Azazel, Şeytan) kendisinin de yaratıcısı olan Allah’a(cc) karşı İNSAN üzerinden yürüttüğü nafile savaş tam gaz devam ediyor..

ASLA KAZANAMAYACAK olmasına karşın, kendisine kıyamete kadar verilen mühlet’ten dolayı zıplamaya, debelenmeye devam edecek.

Evlatlarına ülke olarak vaat ettiği bölgenin Türlerin egemenlindeki topraklar olması kendileri için büyük bir talihsizlik olduğunu söylemeliyim…

1.Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı İmparatorluğu topraklarında ve diğer coğrafyalarda muazzam bir planlı soykırım uyguladığınız ve (50 milyondan fazla)  “TÜRK”ü tarih sahnesinden silemediniz!

Silemezsiniz!

Silemeyeceksiniz!

SİLİNMEYİZ !!!

Devrim yememiş zihnimiz, hafızamız, dilimiz, kabullerimiz, şuurumuz, ruhumuz ve karakterimiz ile dimdik ayaktayız !!!

Öldürdüğünüz, katliam ve soykırıma maruz bıraktığını Türklerin yerine “İşte Türk budur! Böyle olmalıdır!”diye montajladığınız çıfıttan bozma, batı kopyacısı, kimliksiz ve kişiliksiz tayfa (Müstevlilerin Mültezimi Türkümsü güruh!) üzerine çöktüğü atalarımızdan emanet varlıklarımızı ve alın terlerimizden çalarak yaptıkları servetleri tek tek geri verecekler!

Sonra sektirip gidecekler...

Ya da;

ADAM gibi dönecekler !!!    

Ne yapsalar nafile…

Ne kadar çırpınsalar az…

Ne kadar yırtınsalar boş…

Kıçları kabak gibi açıkta artık…

Her yerde sırıtıyorlar…

Derin Türk düşmanı, tescilli PKK & FETÖ sempatizanı ve Yahudi asıllı bir Ermeni'nin zürriyeti olan Siyonist Aliyev (ve hanedanı) ile yıllardır oynadığınız, Karabağ üzerinden son perdesini sahneye koyduğunuz sözde Türkçü illüzyonları da kimse yemiyor arık !!

Tüm bu oyunların sonundaki ana hedef(iniz) olan İran’ın tasfiyesi operasyonuna “BİZ”i alet edemeyeceksiniz!

Ve

Ne İran'ı ne de  Türkiyeyi de parçalamayı ASLA başaramayacaksınız!

Türkiyeyi ne Sabetayistan, ne de 13.Kabile(niz) olarak ilan ve bayan ettiğiniz Hırboistan yapamayacaksınız!

"Ulan Öküz Siyonlu"lar:

Bir yerde bir devlet kurulacaksa onu biz, Türkler kurarız! 

Bi öğrenin artık!

"Ulan İblis soylu Hırbolar":

Yahudi asıllı Siyonist Ermenilerin kontrolündeki Ermeni Lobisini Amerika ve Fransa üzerinden üstümüze salıp “DEH” deyip, işlerine gelince de “ÇÜŞ” diyenlerin de 'SİZ'(!) olduğunuzu bilmediğimizi mi sanıyorsunuz?

Bu kadar ucuz numara ve komik manevralarla kimi kandırdığını sanıyorsun sen cennetten bile diaspora öküz tanrılı şebekler familyası.. !?

İşbu vesile bu yazımın finalini de “İsra-El” kod adlı şeytan işgali altındaki gecekondu ülkesinin tapusunun anıyla şanıyla hala “BİZ”de olduğunu söyleyerek yapmak isterim. 

Bir başka söylev ile:

O tapu, YHWH’cı şeytani dev(i)rimlerinizin deviremediği, yani, olanca fiziksel ve kültürel soykırımlarınıza rağmen öz’ünü ve ruh’unu kaybettirmeyi başaramadığınız TÜRK Milletinde… 

“ ZULÜM İLE ABAD OLUNMAZ !!! ” diyerek burada noktalıyorum ‘konu’yu da ‘siz’(ler)i de…

ŞİMDİLİK elbette…

.  .  .  / .

Ali Aslan Dodurga

TÜRK!

Türkler Kazanacak!

Biz Kazanacağız!

 

6 Ekim 2020 Salı

ZİHİN DENKLANŞÖRÜMDEN AN MANZARALARI

04.07.1776'da Scottish veri tabanlı, WASP formatlı ve Occult Kabalizm Ritüelli bir Deccalist (YHWH’cı & Maşiyah’çı Satanizm) bir tasarım ile kurulan ABD'de başlayacak KAOS hızlı büyür ve İsrail'i çok çabuk imha eder… 

 “3. Mabed”in yeniden yapılması için belirlenen Kabalitik kalkülasyonda son 2 yıl !!!

Tevrat'a göre İsrail, kuruluşu sonrası 74 yıl içinde (1948-2020) Mescid-i Aksa'yı yıkıp yerine “Tapınak”ı (Süleyman Mabedi) inşa edemez ise İsrail son bulacak!

Maşiyah’çı Yahudiler şu günlerde çok öfkeli ve bir o kadar da endişeli.

Rabbi’lerinin (ve göklerden ilahi bilgiler indiren Thesaurus ve Permutation ustalarının) hesapladığı kıytırık takvimlerinin hiç birisi tutmadı. Birçoğu madara oldu kendi kovuklarına çekildi…

Bu arada Netenyahu ve kabinesi de beceriksizlik ve başarısızlık (hatta kimilerine göre ihanet, yolsuzluk, hırsızlık vb.!) ile suçlanıyor. Kellesi tehlikede.

El aldıkları ve varlık sebepleri olan ağabeyleri Buckingham’ı karşılarına almakla ciddi bir hata yapmış olsalar gerek...

Londra ile yeni bir konsensüse gitmek yerine rest çekerek Ankara-Bakü ikilisi üzerinden son kozlarını oynamaya karar verdi derin Siyonizm.. 

Hem de Pekin-Londra hattı atar damarı olan "Bir yol Bir Kuşak Projesi" tam ortasına kazık çakarak...  

Ve:

Putin Rusya'sının derin bir sosyo-politik şizofreni içinde debelendiği günümüzde "Siyonst Rus Devrimi"nden beri kontrollerinde olan Bakü’yü tamamen ele geçirmeleri çok da zor olmadı... 

Bu belirsizlik "vortex"si içinde kendi istikrarını yüksek bir kararlılıkla koruma azmindeki Ankara da çok radikal (veya konjonktürsel bir rasyonalizm ile) bir karar alarak son günlerim sözde İslami(!) modası olan "Tel-Aviv  Kardeşleri Kulübü"ne duhul olmuş (ciddi destek taahhütleri ile) olabilir…

Tarafların KOZ ELİ oynadığı şu günlerde finali en çok “AS”ı masaya koyan değil, kim yenerse yensin kendi %'desini bilen “GANYOTÇU”nun kazanacağı kesin...

O “ganyotçu dili”nin Türkçe olduğundan kimsenin şüphesi olmasın!

Daha açık bir ipucu vereyim.

Türkiye'ye muazzam para girişleri oldu..

ve bu daha bir başlangıç!

Bu yazımın "Sihirli Geometrik Nokta"sı da budur işte...

Yani:

Oyun içinde oyun, içinde oyun, içinde oyun., onun da içinde oyun...

ESOTERISM (ve kayıp bilgi!) onbinlerce yıllık bir TÜRK folklorüdür.. Bilenler bilir demekle yetineyim şimdilik…  

Yazımı uzatmayacağım...

Daha şimdiden kendilerine Gargad deliği arayan dünyanın baş belası yobaz satanistlerin panik ataklarını izlemek, plastik Covit-19 pandemisinden daha heyecanlı ve eğlenceli…

Bir dua ile kapatayım:

BETER OLUN!

Olacaksınız...

Ehl-i Kitap mütedeyyin Yahudilik de kurtulacak, dünya da...


Ali Aslan Dodurga 

TÜRK!

06.07.2020 – Ankara


TÜRKLER KAZANACAK!

BİZ KAZANACAĞIZ!

3 Ekim 2020 Cumartesi

SON YILLARIN EN BÜYÜK İSTİHBARAT OPERASYONU !!!



TÜRK İSTİHBARATI AYLARDIR PEŞİNDEYDİ BU TÜRK DÜŞMANI KAHPE RUS AJANININ!!!
 

 
VE
İPLİĞİ PAZARA ÇIKARILDI ...
 
SIRADA ÇOK DAHA BÜYÜK GELİŞMELER VAR ...

27 Eylül 2020 Pazar

KARABAĞA ÇEYREK KALA!





BEKLE BİZİ, SEVİN KARABAĞ..
TÜRK GELDİ, BİZ GELDİK KAPINA
ATALAR TOPRAĞINA KAVUŞMAYA
AYYILDIZI DİKMEYE BURÇLARINA!




Çırpınırdın Karadeniz
Bakıp Türk'ün bayrağına

Ah ölmeden bir görseydim
Düşebilsem toprağına

Sırmalar sarsam koluna
inciler dizsem yoluna

Fırtınalar dursun yana
Yol ver Türk'ün bayrağına

Kafkaslardan aşacağız
Türklüğe şan katacağız

Türk'ün şanlı bayrağını
Turan ele asacağız

Azerbaycan bayrağını

Karabağ'da asacağız !!!

20 Eylül 2020 Pazar

YUNAN'DAN TÜRK CUMHURBAŞKANINA AĞIR HAKARET

 



Yunanistan'da yayınlanan "DIMOKRATIA” adlı gazete dünyaya Yunan’ın geleneksel "DEMOKRAS"İ anlayışının gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi!

Manşet başlığında ağır küfür eden gazete, üst başlığında ise "SULTANIN ŞİZOFRENİK TALEPLERİNE YUNANİSTAN’IN NASIL CEVAP VERMESİ GEREKİRDİ?" ifadelerini kullandı.

BU  HAKARET AYNI ZAMANDA TÜRK MİLLETİNE YAPILMIŞ OLAN AÇIK BİR HAKARETTTİR!

Yunan’ın kullandığı bu dilin;

Türkiye’deki komünistlerin, solcuların, zibidi devrimcilerin, sözde entelektüellerin, ateistlerin, alkoliklerin, teröristlerin, kriptoların, PKK’nın, DHKPC’nin, malum azınlıkların, masonların, batı tipi çakma aydınların, mega hırsız ve işbirlikçi sermaye baronlarının, gezi artıklarının, çarşı haydutlarının, FETÖ kahpelerinin,  darbeci subay bozuntularının, devşirmelerin, LGBT soytarılarının, feministlerin, Allahsız, dinsiz, kitapsız ve hatta Ali’siz Alevilerin, Bektaşi, Mevlevi ve Melami maskeli dönmelerin, işbirlikçi elemanların, soysuz mafyanın, pavyoncu, kumarcı, gazinocu, kerhaneci şerefsizlerin, uyuşturucu sosyetesinin, Mossad destekli dinci tarikatların, Osmanlı, İslam ve Türk düşmanlarının kullandığı dil ile aynı(!) olması gören gözler için “her şeyi” AYAN, “niyetler”i de BEYAN etmekte...    

100 yıllık tarihinde ilk defa zincirlerini kırarak büyük bir devlete yakışır hamleler yapmaya başlayan ve ilk defa tam bağımsız bir silahlı kuvvetler, istihbarat teşkilatı ve savunma sanayi’nin hedefleyen Türk Devleti, kudurmuş sokak itlerinin bu kıytırık havlamalarına pabuç bırakacak bir yapı değildir.!!!

Denizden, havadan ve karadan olmak üzre Lüsifer tasmalı 77 düvel tarafından dört bir yandan kuşatılmış, tüm komşuları kendisine düşman edilmiş olan Türkiye, tarihinde görülmemiş kadar geniş bir coğrafyada muazzam bir istiklal ve istikbal mücadelesi vermektedir.  

Hem de tek başına!

Aynı zamanda bilindik küresel Siyonist & Satanist soykırımcı insan nesli düşmanı katil net-work’lerin çok ağır bir iktisadi, ticari ve politik bir ağır baskıları altında tutulması ve envai çeşit şeytani tuzaklara maruz bırakılması onu bu kut’lu yolundan döndürmeye yetmeyecektir…

Var’lık alanına çıkabilmek için kendisine şefkat, merhamet, sevgi ve dahi ki makam ve şöhret ihsan eyleyen, neslinin imhasın engelleyen şanı yüce bir Türk İmparatorluğu olan Osmanlı’yı sermaye çeteleri ve dâhili işbirlikçileri ile parçalayan Siyonizm’e elbette verilecek bir yanıtımız olacak!

Tüm bu dâhili ve harici entrikaları, tuzakları başımıza bela eden ve hatta mütedeyyin, hümanist ve geleneksel naif Yahudiliğin de acımasız düşmanı olan ISRAİL kod adlı şeytan gecekondusu eninde sonunda telef olacaktır…  

Aziz Türk Milleti Tarih sahnesinde kendine yakışır bir yeri almaktaki kararlılığı azmi, birikimi, kabiliyeti, geleneği, dirayeti özgün cesareti ve kahramanlığı ile birleştiğinde önünde duracak bir güç henüz yaratılmamıştır!

Bugün bu ulu güce hırlayan it sürülerinin, yarın büyük Türk İmparatorluğunun kulübe bekçileri olacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Patlasanız da, çatlasanız da geliyoruz...

Biz Kazanacağız!

Türkler Kazanacak!

 

Ali Aslan Dodurga

Türk!

20.09.2020 /Ankara


12 Eylül 2020 Cumartesi

BİR DURUM FOTOĞRAFI ve AZERBAYCAN
















TÜRKİYE “NEW WORLD ORDER”, TÜRKÇE ADIYLA “YENİ DÜNYA DÜZENİ” ÇETELERİNİN SATANİST KOALİSYON GÜÇLERİNE TEK BAŞINA KARŞI KOYMAYI SÜRDÜREN VE BUNDA DA GÖZ ALICI BİR BAŞARI GÖSTEREN YERYÜZÜNDEKİ YEGANE ÜLKEDİR.

* * *

"Bakü Tel-Aviv” yakınlaşması yıllardır göstere göstere ve yoğunlaşarak davam eden Türkiye'nin kuşatılması operasyonlarının en önemli halkasıdır.

Öyle ki;

Sebebi tarafımızca mülhem  “Satanist Safarad Netanyahu ile bir tarafı Ermeni olan Aliyev” dostluğu neredeyse bir kan kardeşliği boyutuna gelmiştir... 














İsrail'in ülke dışındaki en büyük ve en kapsamlı hava üssü Azerbaycan’ın güneyinde kendilerine tahsis edilmiş muazzam geniş bir arazi üzerindedir.

https://en.wikipedia.org/wiki/Sitalchay_Military_Airbase 

Ayrıca lisans anlaşmalı ortak “Askeri Drone Fabrikaları” ve diğer benzer askeri ortaklıkları dikkate şayandır.

https://www.jpost.com/israel-news/israels-elbit-systems-sells-azerbaijan-skystriker-suicide-drone-577053

İsrail dış politikasının tüm uluslararası platformlarda açıkça Erivan'dan yana taraf olduğunu hatırlar isek, Azerbaycan ile bu kadar yakınlaşabilmesi ciddi derece manidardır, hatta absürttür.

Üstelik;

Gerek Azerbaycan dev şirketi SOCAR hisselerinin önemli bir %'sinin ve diğer teknolojik kuruluşların önemli paylarının “Siyonist ortaklar”ın elinde bulunduğu düşünülürse ortaya çıkan fotoğraf fazla karmaşıktır.














https://eurasianet.org/azerbaijan-socar-to-use-israeli-oil-field-as-proving-ground

https://www.azernews.az/region/143008.html

Özellikle “İki Devlet, Tek Millet” söylevine hem aklen, hem ruhen inanmış olan Azerbaycan Türklüğü en az diğer Asya Türk ülkelerindeki Türkler kadar baskı altındadır…

Belki de bu mevcut durumun en önemli nedenlerinden biri de, daha 1920’lerde Azerbaycan’ı “Moskova, Gümrü ve Kars Antlaşmaları” ile kendi ellerimizle Rusların inisiyatifine terk etmemiz ve Kızıl Ordunun Azerbaycan’a girip her şeyi yerle bir etmesidir…

Neredeyse bütün Türk ülkelerinin İslam düşmanı azılı Siyonist diktatörler tarafından yönetildiği günümüzde “Türk Avrasyacılığı” göstermelik ve kıytırık bir evcilik olmaktan öte gidememektedir…

Türk’ün ve Türklüğün ontolojik alandaki yegâne kalesi durumundaki Türkiye kelimenin tam anlamı ile yalnızdır. Tarihte de bu böyledir. Türk’ün dostu yoktur. İşte o efsanevi gücünü işte buradan almaktadır.

Çok kutuplu bir dünyaya doğru hızla yol alınırken “Türkiye’nin İşgali” senaryosu üzerine kurulan "Millenium Challenge 2002” tatbikatı yeni yüzyılın ilk çeyreğinin nasıl şekilleneceği konusunda önemli bir işaret vermiştir.

https://en.wikipedia.org/wiki/Millennium_Challenge_2002

Senaryo;

Anadolu’da giderek çevresini daha çok tehdit etmeye başlayan bir rejimin bozduğu demokrasiyi yeniden tesis etmek üzere Amerikan ve NATO güçlerinin müşterek harekete geçmesidir.

“Planın start pimi”(!) sıradan bir Siyon çomarı Emmanu’EL’ Macron’a Yunanistan üzerinden çektirilmiştir.

Bu planın en önemli ve en stratejik ayağı ise sanılanın aksine Arabistan ülkeleri değil Kafkaslardır.

CIA ve MOSSAD ikilisinin aleni bir “Zion Proxsy”si olan FETÖ’nün “Hizmet(çiler)! Hareketi”nin en önemli ‘net-work’lerinden birini Gürcistan merkezli olmak üzere bu coğrafyada kurması boşuna değildir. 

Balkanlar, Ege, Akdeniz, Ortadoğu zaten malumumuzdur…

Türkiye bu konuda sanılandan çok daha fazla hazırlıklı ve antrenmanlıdır.

Sürprizleri ise zamanı gelince olası bir savaşın promosyonları olarak görünür alana herkesin küçük dillerini yutturacak bir boyutta inecektir…

Bilindiği üzre;

İsrail ve lejyoneri Amerika Türkiyeyi bölgesinde ve dünyada hem siyasi hem de iktisadi olarak yalnızlaştırmak için yaklaşık çeyrek yüzyıldır ultra bir performans sergilemektedir.

Daha düne kadar Türkiye'nin dostu olan komşu ülkelerin yönetimleri plastik ihtilaller ve darbeler ile Türkiye düşmanı haline dönüştürülmüştür. 

Lakin;

Bu ülkelerdeki halkın kahir ekseriyeti Türk Milletinin, Türkiye'nin, Türkiye’deki mevcut iktidarın ve hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hayranı ve açık destekçileridir.

İsrail’in "Bahar Operasyonları" yalnızca siyasi rejimleri ve yönetimleri değiştirebilmiş ama halkları asla devşirememiştir.

Bölgenin insanları (Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar dâhil!) “1908 Jöntürk Darbesi” ile bozulan düzenlerine rağmen kendilerini asırlar boyunca gerçek bir barış, kardeşlik ve özgürlük içinde yaşatmayı başaran Osmanlı İmparatorluğuna hala gönülden ve sadakatle bağlıdır!

https://en.wikipedia.org/wiki/Young_Turk_Revolution

Satanist arka planlı Siyonist sekülerizmin Türk-Arap (Vb.) düşmanlığı filmleri tutmamıştır!

Libya, Mali, Sudan (vb.) ülkelerde alenen görüldüğü üzre yarın bir sıcak savaş durumunda tabandan gelecek güçlü tepkiler ve halk hareketleri olarak kendini belli edecektir.

Bu durumun Tapınakçı İsrail için asla(!) aşılamaz en büyük ve en korkutucu tehdit olarak varlığını muhafaza etmesi NWO kurmay karargâh maliklerinin uykularını bozmaktadır.

Daha açık bir söylev ile;

Yarın Türkiye'ye yapılacak olası bir saldırıda ve hatta malum senaryolara dayalı işgal girişimlerinde rejimleri kan, zulüm ve baskı ile metazori olarak Siyonistleştirilmiş eski Osmanlı hinterlandı içindeki halkların Ankara'nın yanında saf tutacağı ve ülkelerindeki kukla rejimlere karşı engellenemez halk hareketlerine dönüşeceği kesindir!

"Arap Baharları"na tepki, hatta bir yanıt(!) olarak çok güçlü “Arap 15 Temmuzları” beklenmelidir! 

Ve elbette ki mega soykırımlarla ele geçirdiği Afrika soygunculuğunu adım adım Türklere karşı kaybetmekte olan “Jack De Molay Fransa’sı”nın karın ağrısının dipte yatan asıl nedeni budur.

Bildiğiniz üzre;

Kökleri tarih kadar eski, hatta mitolojik bir söylev ile Âdem’in Cennetten kovulması kadar kadim olan bir şeytani rüya günümüzde hedef yükseltmiş ve o Âdem neslini dünyada da bitirmeye and içmiştir.

Gelinen son nokta itibarı ile, YHWH’ın çocukları Tanrının (Allah cc.) çocuklarını yeryüzünden temizlemek ve geride bırakacakları yeterli bir miktardaki “İnsan Nesli”ni de çipleyerek “Biyo-Robot”lar haline getirilmiş tam kontrollü köleler olarak kullanma kararlığındadır.

Aralıksız olarak devam etmekte olan HAARP, CHEMTRAILS, MK-ULTRA, GMO, 5G, ECHELON, CORONA-COVIT19, 25.KARE, ELF, EM (vb.) asimetrik saldırıları küreselci Satanist NWO çetesinin “mutlak egemenlik” yolundaki uygulamalarından başka bir şey değildir…

Kendisinin ve zürriyetinin kaderi kıyamete kadar diaspora olan YHWH (Veya Evrenin Ulu Mimarı) kod adlı zibidi şeytanın ilk hedefi olan 3.Mabet’in inşası rüyası hiç şüphesiz ki bir kez daha ibretlik hazin sonları ile nihayet bulacaktır.

Umuyorum ki;

Çok fazla uzun sürmeyecek olan bir gelecek içinde başta mütedeyyin Yahudi Milleti ve Museviler olmak üzre Satanist Siyonizmin gizli veya açık esareti ve zulmü altında perişan edilen herkes kurtulacaktır.  

TÜRKLER KAZANACAK!

BİZ KAZANACAĞIZ!


Ali Aslan Dodurga

Türk

12 Eylül 2020 - Ankara

 

 

30 Temmuz 2020 Perşembe

BU BAYRAM DA BÖYLE GELDİ


Başta temiz su kaynakları ve toprağın felaket boyutunda kirletildiği ve her çeşit doğal kaynağın hızla azaldığı ihtiyar ve yorgun dünyamızda hiç şüphesiz ki değişmeyen tek şey değişimin kendisi.

Sürekli yüceltilen ve hedef olarak belirtilen değişim aynı zaman da bir değiştiren.

Bir başka söylev ile;

“GÜÇ”ün tüm dünya sathına yayılan dışı şekerli içi zehir metazori yaptırımlarının moderenci ve de sekülerci fiyonklu adı…

Dolayısı ile, istisnasız ‘her şey’ değiş(tirl)irken gözlerimiz değişenler ve değişmeceler arasında iyi, güzel ve faydalıya dair arayışlada...

Fakat nafile…

Korkutan boyutta azalan, kitlesel olarak yok olan canlı türleri, hızla yok edilen ormanlar, anormal boyutlarda kirletilen atmosfer, tüm çevreye yayılan toksik kirlenme ve sürekli olarak ortaya çıkan ve teşhis bile edilemeyen yeni yeni hastalıklar hayatımızı giderek artan bir dozda tehdit etmekte ve zorlaştırmakta...

Çeyrek YY’dır Püskürttüğü kimyasallar ve nano partiküller içindeki en son yeni ürünü “Covit-19” olan bir CHEMTRAILS operasyonu bile kendi başına tüm dünya devletlerine diz çöktürmeye yetiyor…

Hermetizm kökenli satanist (yani kabalist!) bir inisiye olan Nicolaus Copenicus ile 1514 yılında başlatılan dünyayı ve insan zihinlerini toplaştırma, yani küreselleştirme veya günümüz adı ile globalleştirme (Glob=Küre) operasyonu günümüzde başta NASA olmak üzere tüm şeytani yapılarca sürdürülmektedir. 

https://www.youtube.com/watch?v=yeblIw1w_kY&t=7s

Amaç:

Yüzbintirilyonlarca samanyolları, galaksiler, gökadalar, nebulalar, ve başka başka evrenler olduğunu masalları ile insan nesline “HİÇ”lik duygusunu montajlamak YHWH’ın kölesi yapmak…

Son derece başarılı oldular…

Tüm dünya hala emsalsiz bir hipnoz içinde mışıl mışıl uyumalarda…

KÜRESELİZM dininin temel 3 temel ayeti Para, Güç ve Seks’tir…

Küreselizm dininin diğer ayetlerinden birkaçı daha:

*  Bu 3’üne de (Para, Güç ve Seks) ulaşmak için her yol mubahtır.

*  Din diye bir şey yoktur.

*  Ölüm mutlak sondur.

*  Cennet ve cehennem bir yalandır.

*  Homoseksüellik, hertürlü fetişizm, sınırsız ve kuralsız özgür seks ve hatta pedofili yasak değildir…

*  “Ahlak” yobazların ürettiği bir saçmalıktır…

. . .


Şeytan icadı ve MİLLİ YÖNETİMLERİ devirerek el koyma metodu olan "DEVRİM"ler (İhtilal, İnkılap vb.) birbirini kovaladı ve 1789’da Fransa'da TAPINAKÇI (Templeirs) çıfıt katiller ile taçlandırıldı...…

İsa'nın sözde fakir askerleri olarak Kudüsten çaldıkları Süleyman'ın Hazineleri ile sınırsız bir zenginliğe kavuşan Tapınakçılar (Gül Haçlar, Hospitalyerler ve Masonlar) Tüm dünyaya yayıldılar ve çok etkili oldular. Zaman içinde CFR, B'nai B'rith, Bohemian Grove, Cizvit, Skuls and Bons, Bilderberg ve benzeri teşkilatlar ile muazzam bir net-work oluşturdular. …

.

En büyük sihirleri ve profesyonel hırsızlık ürünü olan sınırsız SERMAYE'lerinin gücü ile tüm dünya milletlerini içten ele geçirdiler…

Artık dıştan da ele geçirme vakti çoktan gelmişti. YHWH kod adlı Şeytan'ın yeryüzü zürriyetlerininden en önemlilerinden biri olan Rothschild'ler "SON OYUN'un son rörtuşlarını 1918 yılının Yaz aylarında KARLSBAD adlı (Karlovy Vary) içmeceler ve kaplıcalar şehrindeki devasa "Karlsbad Plaza" adlı Rothchild Sarayı'nda yaptılar... Osmanlı'nın en seçkin ehl-i İhanet gürhu olan belli başlı Jön TÜrk ileri gelenlerinin ve itina ile seçilmiş(!) İTC görevlilerinin de bu toplantılara bir Cumhuriyet Kurucusu olan Aubrey Herbert'in riyasetinde ve himayelerinde sadık birer emir kulları olarak duhul ettirildiklerini söylememe gerek yok sanırım...

Ve 19.YY’dan 20.YY’a girerken içinde mutlak bir otorite ve hâkimiyet kurdukları Büyük Britanya ve onun bir uydu WASP devletçiği olan Masonik imparatorluk ABD ile yazdıkları kanlı oyunu sahneleyerek yaklaşık 20 milli imparatorluğu parçaladılar…

Yerine 200 civarında ne idüğü hala anlaşılamamış ULUS devletçik inşa ederek tamamının başına kendi Kripto Yahudiciklerini (her milletin içinde olan) getirdiler.. Tüm bunlar da yetmeyecek ve yalnızca 20 yıl sonra oyunun son perdesi ola 2. Dünya Savaşı sahneye koyularak şeytanı kendi öz devleti (İSRAİL) 1948 yılında sınırları olmayan, tüm dünyanın başına bela olacak olan bir gecekondu devletçiği olarak kurulacaktı...

1789’un gayrimeşru çocuklarının içindeki diğer bir grup ise içinde Türk bulunmayan "Jön Türk" adlı azılı bir Türk/İslam düşmanı olan terör örgütü idi…

Sermaye desteği ile 1908 yılında yaptıkları bir darbe ile Abdülhamit Han’ı görevden alıp Selanik’e sürgün ederek Osmanlı İmparatorluğunu fiilen ve resmen sona erdirip senaryosu da artistleri de kendilerine ait olan Küreselizm ritüelli tiyatroyu sahneye koydular.

Soldan sağa: Arif Hikmet, Emanuel Karasu, Esad  Toptani, Ermeni Aram, Albay Galip.(Hiçbiri Türk değil!)












Günümüzde neredeyse herkesin bildiği bir gerçeklik olan, gizli ve saklı tüm belge ve bilgilerin ortaya saçıldığı günümüzde bu 100 yıldır sahnelenen tiyatro artık yalnızca 8-10 müptezel ve 3-5 kripto seyirciye gösteri yapmakta…

Çoğu kaçtı!!!…

Bankaları, vakıfları, krumları ve şirketleri boşaltıp gittiler. Milyonlarca insanımızı dolandırıp gittiler. Götürebildikleri tüm servetlerimizi yanlarına alarak gittiler. Tam yüz yıldır hepimizi uyuttukları çakma kimliklerini ve "ist"çilikleri ile "çülük"lerini, "izm"cilikleriniçöpe atıp gittiler…

1908’de fiilen başlatılan yağma ve soygun biraz yavaşlamasına karşın halen devam etmekte maalesef. Anlamsız cephelerde kırdırdıkları Türk milletinin tüm varlıklarına ve topraklarının tamamına çöktüler ne yazık ki... Şeytanizm paraya, kana ve işgale doymuyordu bir türlü... …

Her şeye rağmen

Küreselist şeytani çetelerin komploları ile imha edilen 20 imparatorluktan biri ve en ihtişamlısı olan Osmanlı, mevcudiyetinin yegâne omurgası olan Türk Milletinin Cumhuriyet kimliği ile yeniden vücut bulmakta...

Gelenek ve göreneklerinden taviz vermeyen aziz Türk Milleti neslinin çok büyük bir kısmının, yaklaşık 50 milyon (dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük soykırımıdır) insanın imha edilmesine ve geride kalanlarının da muazzam bir kültür soykırımına maruz bırakılmasına rağmen bugün dimdik ayakta ve küllerinden yeniden doğmakta.

Hatta öyle ki:

Kurulan oyunların figüranı olmaktan sıyrılıp, kendi kurduğu oyunlar ile bir zamanların devlerini figüran yapmakta! (Daha açık bir ifade ile kıçlarında bir donla bırakılıp, omuzlarındaki fetöş yıldızları anüslerine tıpa yapılan hamam oğlanı edilen güruh) …

TÜRKLÜK bu azametli adın içi boşaltılarak içe kripto kimliklerin kamuflaj yapılacak sahipsiz bir alan olmadığını kendileri de anlıyor yavaş yavaş. Öldürülebiliriz. Hatta soykırım(lar)a uğratılabiliriz. Ama asla(!) yenilmeyiz!…

Değil 500 yıl, bin yıl daha geçse de sürekli korku, endişe ve panik içinde yaşayacaklar…

Birazcık gururları olanlar zaten gidiyor ve Mişon, Salamon oluyorlar yeniden.. İttihat ve Terakki'nin şöhretli Türkçülerinden olan Jön Türk Munis Tekin Alp'in Fransa Nis'e kaçıp bir süre sonra nalları diktikten sonra leşinin Sinegog'tan kaldırılıp çıfıt mezarlığına gömüledüğü MOIS COHEN kafiri gibi ve Jön Türk'lük ayağına İstanbul'a yerleşip Siyon Katır Birlikleri kurup Osmannli Askerlerini öldüren gözü dönmüş katil bir siyonist hahpesi olan, İsrailin, Mossad ve Irrgun çetesinin ilk kuruluş tohumlarını yine İstanbul'da (Bakınız: Mısır Apt.) atan ve İsrail'de adına anıt mezar dikilen Ze'v Vladimir Jabotinsky gibi...

Ellerindeki kaleler (TSK, MİT, POLİS, ÜNİVERSİTE, SANAT vb.) tek tek düşüyor. Sıra, son karargahları ve operasyon merkezeri MEDYA’ya da (Sosyal medyaları dahl!) gelecek!

Zaten onu da kaybettikleri gün tüm güçleri ve kozları 0’lanacak!

Büyük bir hızla hipnozdan çıkmakta olan ve kendine gelerek öz kimlikleri ile yeniden buluşan Türk Milletinin içinde YIRTIK ÇORAPTAN FIRLAYAN PARMAK gibi “dımdızlak ortada” olduklarını kendileri de görüyorlar…

Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz darbe girişimleri, Dolar saldırıları, Kur oyunları, uluslar arası finans kurumu manipülasyonları, komşu ülkeler üzerinden ihanet işbirlikleri ve daha niceleri tek tek ellerinde patlıyor…

Diz çöken bir Türkiye yok artık!

Diz çöktüren bir Türkiye var!

Uzatmayayım…

Velhasıl-ı kelam dostlar,

Türk Milleti, ve Devleti olarak bu Kurban Bayramına Covit-19 ile mağdur lakin Ayasofya ile mağrur girdik. 

Tüm insanlık âlemi olarak mağduriyetlerin azalacağı, mutluluk, huzur, sevgi, güven kardeşliğin hâkim olacağı bir dünya diliyorum.

Allah herkesi YHWH’nın şerrinden ve insan kılığına bürünmüş soykırımcı yeryüzü zürriyetinin tasallutundan korusun inşallah...














KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK, DİLEK VE DUALARINIZ KABUL OLSUN…


Gönlünüz geleceğiniz olsun..

Ali Aslan Dodurga

TÜRK

20.07.2020 – Ankara/Kocatepe