14 Kasım 2015 Cumartesi

13 EKİM 2015 SALDIRILARI VE GİDEREK DAHA DA AZGINLAŞAN SİYONİZM

Maşiyahçı Skolastik Yahudilik (Siyonizm) Kendi Tüp Bebeği olan 1799 Devriminin Merkezi Üzerinden Yepyeni Yeni Bir Atağa Kalktı !!!





IŞID, İSİS, DAEŞ üzerinden planlanan İslam nefreti ve düşmanlığı mühendisliğine 13 Ekim 2015 Saldırıları ile “Çakma Hürriyet ve Devrimi Ülkesi” üzerinden yeni bir yoğunluk kazandırıldı.

Malum Siyonist karargah, dünyada yaşanılan tüm terör yapılanmalarının (saldırılarının da) ve halk düşmanı tüm satanist devrimlerin de merkez üssüdür.

Başta günümüzün en kanlı toplu cinayet örgütlerinden ISIS olmak üzere, BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİ “Made in Israel” damgalıdır.

Kendilerine arazi spekülatörü imitasyon bir tanrı üzerinden toprak sözü verildiği üfürmesiyle kandırılan İbrahim'in Çocukları, zaman içinde satanist bir dehşet sosyetesine dönüş(türül)müştür. Aralarından seçilmiş bazı aileler çok büyük maddi servetlere ulaşmış ve ütopik emellerine ulaşmak için bilinen esoterik/okült organizasyonlarının marifetleriyle birçok ülkeyi gizli işgal ile yönetmeye başlamıştır. Özellikle son yüzyılda durmaksızın akıttıkları insan kanlarının tamamına yakını Türklere (ve Müslümanlara) aittir... 

http://smoloko.com/?p=8220

"Âdem Nesli"nin gelmiş geçmiş en azılı düşmanı olan Satanik Siyonizmin, çok uzun yıllara dayalı planlı ve programlı çalışmalarının meyvelerinin toplanacağı bir hasat dönemine girdiğini görmekteyiz…

Görünen o ki; en önemli kısmı Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde bulunan “vaat edilmiş topraklar” için oynanan kanlı tiyatronun son perdesine gelinmiştir.

Irak'ı kan gölüne çevirerek milyonlarca Müslümanın canını çalan "Şeytanın Birleşik Kuvvetleri" şimdilerde de Suriye topraklarında (Armegeddon!) tarihin en kanlı katliamlarından birini sürdürmektedir.
İyi tasarımlanmış bir satanist modelleme olan Evanjelist Hristiyanlık ile sözde kutsal toprakların kendilerine geçmesi konusundaki olası İsevi muhalefeti kökünden susturan Siyonizm’in hedefinde yalnızca tek karşı güç olan İslam kalmıştır…

Bu gerçeklik vizyonundan görüleceği üzere, gerek İslam dünyasında, gerek ise İslam ülkeleri üzerindeki yaşananlar tüm dehşeti ve trajedisi ile herkesin gözleri önünde cereyan etmektedir...

Muharref Tevratın tarihleme uzmanları ve gök katlarından (nere kaynaklı olduğu meçhul) vahiyler indiren Tetragrammaton ustaları (ve Kabalistik Permütasyon Memurları) “Beklenilen Günler”in içine girildiğini iddia etmektedirler…
Amerikan Yahudilerinin sermayesi ile gerçekleştirilen Siyonist Bolşevik Devrimden beri her türlü insani hak ve özgürlükten uzak bir “Siyonist Format”ta çalıştırılan "Tasmalı Rusya Yönetimi", günümüzde de en sadık Siyonist müttefiklerden biri olarak görev yapmaktadır…



Diğer taraftan, İsrail’in en kadim ve stratejik müttefiki olan, bölgenin en önemli oyuncularından "Kripto Devlet İran", bizzat Siyonist İsrail tarafından gizliden gizliye nükleer güç ve teknolojik silahlar ile desteklenerek Türk Devletine karşı ve bölgenin tüm İslam Ülkelerine karşı fevkalade güçlendirilmiştir.

Tipik bir Yahudi kuklası Kripto Devleti olan çakma Müslüman İran'ın, tarihin en azılı ve bölücü İslam düşmanı olarak Müslümanlar içinde yaptığı tahribat, Haçlı Ordularının verdiği zararların toplamından bile kat kat daha fazladır…



Buraya kadar zaten artık birçoğunuzun malumları olan çok kısa ve özet bir giriş yaptım. Pekiii, bundan sonra bölgemizde ve dünyada hangi gelişmeler yaşanacak?

YAKIN GELECEKTE (ÖNÜMÜZDEKİ 5-10 YIL İÇİNDE) MADDELER HALİNDE VE KISA KISA ÖZETLEMEK GEREKİRSE;  (Lütfen dikkatlice okuyunuz ve not alınız!)

01)- Avrupa’da, başta Almanya olmak üzere “Türk ve Müslüman Avı” başlatılacak.

02)- Avrupa istikametindeki göçler tersine bir göç'e çevrilecek.

03)- Çok büyük can kayıpları yaşanacak.

04)- Orta Doğu savaşı tahminlerin üzerinde hızlanacak ve büyüyecek.

05)- Bu durumu bekleyen İsrail planladığı ülkeleri işgal edecek.

06)- Bölgede yeni devlet(cik)ler ilan edilecek.

07)- İran topraklarındaki Azeri Türklerine karşı imha savaşı başlatacak.

08)- "Vadedilmiş Büyük İsrail"in ön ayağı Birleşik Kürdistan ilan edilecek.

09)- Büyük Ermenistan hayali Van ve Ağrı üzerinden hortlatılacak.

10)- Türkiye’de sıkıyönetim ilan edilecek ve demokrasi temelli rafa kaldırılacak.

11)- Beklenilenden daha fazla ülkede iç savaşlar yaşanacak. (Batı ülkeleri !?) 

12)- Pakistan Bölünecek...

13)- Kafkaslarda Siyonist kuklası bir Çerkez Devleti kurulacak.

14)- Türkiye "Merkez Ülke" konumundan "Cephe Ülkesi" konumuna geçecek.

15)- Milyonlarca insan mülteci durumuna düşecek.

16)- Amerika’da iktidara Neo-Con’lar getirilecek ve savaş hızlandırılacak.

17)- Asya’da dünya ölçekli büyük bir savaş başlatılacak.

18)- Asya-Pasifik savaşını fırsat bilecek İsrail Büyük Siyonistan hamlesine girecek.

19)- İnsanlık "yeni bilgiler"le ve "yeni teknolojik kitle imha silahları"yla tanışacak.

20)- UFO-Uzaylılar konusunda bazı sırlar açıklanacak ve radikal gelişmeler yaşanacak.

21)- Sahte ve çakma Mesih’in (Maşiyah- Mehdi) geleceği/geldiği açıklanacak.

22)- Türk Dünyası "gerçekten" birleşme yollarını deneyecek.

23)- Avrupa Birliği dağılacak, Avrupa'da fakirlik ve panik başlayacak...

24)- İngiltere (müttefikleriyle beraber (!!??) İsrail'le savaşa başlayacak.

25)- Rusya’da yeni bir devrim olacak ve parçalanacak.

26)- Amerika’da yaşanacak krizler büyük ülke içi kaosuna dönüşecek.

27)- Türkiye, en çok zarar görecek ülkelerden biri olmasına rağmen daha güçlenecek.

28)- Fransa İşgal ettiği ülkelerde ve sömürgelerinde yaptıklarına pişman edilecek. 

29)- Amerika İslam ülkelerine karşı yaptığı katliamı iç savaşla ve bölünerek ödeyecek.


* * *








6 Kasım 2015 Cuma

Bey(?) "EFENDİ"(!)’ye Cevaplar !!!

Çok değerli bir arkadaşımın kaleminden bir mel'un (X)'e gönülden yanıtlar...




Bana dersin ki;

“Sen koyu bir Kemalistsin, uzak dur bunlardan. Türkiye şeyhler, dervişler memleketi olamaz”


Evet, çok haklısın söylediklerinde!

Onlar cahildir, onlar kitap okumazlar okusalar da, okudukları kitaplar işe yaramaz. 

Hep hurafeler dolu yazıtları okurlar ve yabancı lisan doğru dürüst bilmezler… 

Hatta çoğu kendi ana lisanları olan Türkçeyi bile sadece iki yüz kelime ile konuşurlar. 

Felsefeden, dünya edebiyatından, sosyolojiden, psikolojiden çoğu anlamaz… 

Geyik muhabbetlerini felsefe sanırlar... 

Tarihi de fazla bilmezler, bizler ulus devleti deriz onlar ümmet derler… 

Onlar; üniversite okuduklarında, gidip ezan sesinde anasının babasının elleri öperler... 

Bizler ise, okumuş batılının karşısına aynı göz hizasına çıkarız ve onların cahilliklerini batılıya şikayet ederiz. 

Biz; 
O siyah Türkleri hakir görüp onlardan saygı bekleriz !!! 

Onlar da kalplerimizin taş olma yolunda ilerlediği için bizlere acırlar...


Onlar kim biliyor musun beyim!

Bizler; 
Avrupa’nın başkentlerinde Avrupalılar ile haklarımızı tartışırken, onlar Çanakkale’de mermisi bitti diye, 200 metreden Allah, Allah diyerek saniyede 50 mermi atan makineli tüfeğe, topluca süngü savaşına kalkanlardır... !!!

Bizlerin;
Tango ve vals bilen kadınları, Amerikan kolejini birincilikle bitirirken ve dünyaya, cesurca kendini kanıtlarken, onların hanımları; Anadolu’da yeni doğmuş bebeğini çamura bırakıp, altındaki bebeğinin bezini alıp da bomba ıslanmasın diye 40 kiloluk mermiyi sarıp ve karda kışta 40 kilometre sırtında taşıyanlardır... !!!


Onlar destan yazdılar Beyim!

Ve farkına bile varmadılar… 

Biz onlara bunu izah ettik destan yazdıklarını ve dünyaya karşı "kendimize"(!) mal ettik...

Onların hayatta tek istedikleri, kendilerini Allah'a kanıtlamaktır… 

Bizler gibi dünyaya değil!

Bizlerin çoğu, bilgi dolu beyinlerimizle hümanizmin kalesini, taş olmuş kalplerimizle inşa ederiz... 

Onların çoğunun beyninde din bilgisinden başka bilgi yoktur, kafalarında dünyevi bilgi gezmez. 

Ancak onların kalplerinde Allah'a olan imanın getirdiği Nur güneşi her gün yeniden doğar...


Mustafa Kemal Paşa isyanını seninle benimle başlatmadı Beyim!

Onların yanına gitti 
ve 
iman dolu kalplerine hitap etti ve onlarla başlattı. 

Onlar, bizden hep onlara arka çıkmamızı beklediler… 

Onlara sahip çıkmamızı… !

Onlara verdiğimiz sözlerimiz tutmamızı beklediler... 

Ancak biz onları kendi hallerine bıraktık, onları öksüz bıraktık ve küçük bir çocuğu iter gibi onları çamura attık !!! 

Çünkü kendimizi birimizle ve bilgimize boğduk... 

Çünkü artık medeni dünya ile eşittik... 

Onlar yine sustular ve Ya Allah dediler… 

Ve her gün yine kalplerine imanın nur güneşinin doğmasını beklediler!!!


Onların iman dolu göğüslerindeki nur ateşi çok engindir!

Seni ve beni de her gün yeniden ezan sesi ile davet ederler... 

Ancak bizim beyindeki zenginliğimiz, kalplerimizdeki bir küçük mum ışığı gibi parlayan nur ateşini sönme noktasına geldiğinden, biz onu duyamayız.!! 

Ancak o çamurda yatan o öksüz küçük çocuk, kendi başına sadece Allah'a olan imanı ile büyüdü ve yetişkin oldu... 

Ve Anadolulunun tüm öksüzleri namına yine 200 metreden süngü savaşına başladı.


Beyim uyan!

Sen, ben okumuş insanlarız… 

Gör artık... !

Anadolu yeni bir destan yazıyor...

YENİ BİR ANADOLU DESTANI !!!

Ancak O yetişkin olmuş çocuğun, sana bana ihtiyacı yok artık, biz de onu bu yüzden sevmeyiz zaten...

Ancak O bu yeni Anadolu destanında hepimize hak tanıdı ve dedi ki gel!

Gel, ne olursan gel, yeter ki gel…!!!


Şimdi ben sana soruyorum Beyim!

Ben bir Kemalist olarak "O"nun yanında olmayıp ta nerede olacaktım?



* * *




















24 Ekim 2015 Cumartesi

BU ORG BAŞKA ORG !!!!

Dünyayı İmza İle Devşiren (Değiştiren!) Bir Organizasyon !!!




ÜLKELERİ & MİLLETLERİ
DEĞİŞTİREN ORG!



CHANGE.ORG
Adlı ihanet teşkilatının ‘KURUCU’su 1980 Amerika doğumlu Ben (Benjamin) Michael Rattray adlı bir Yahudi’dir! (https://en.wikipedia.org/wiki/Ben_Rattray) O’na verilen ödüllerllerden bazıları KİMLER(!!!) tarafından desteklendiğinin en önemli kanıtıdır.
*** 2012 Time 100 list member (!)
*** 2012 Fortune 40 Under 40 Rising Young Business Leaders list member (!)
*** 2014 Commonwealth Club of California 21st Century Visionary Award (!)

CHANGE.ORG
Adlı ihanet teşkilatının CEO’su ise; insan neslini köle yapma teknolojilerin başkenti Silicon Valley kraliçesi Amerika doğumlu Yahudi Jennifer Dulski’dir… (https://en.wikipedia.org/wiki/Jennifer_Dulski)

CHANGE.ORG
Toplum Mühendisliğinde kullanılmak üzere kampanyalar vasıtası ile çeşitli ülkelerden çok hassas sosyal veriler toplayan ve ilgili entelektüel kitleleri tek tek kodlayarak tüm veri ve istatistikleri “Yeni Dünya Düzeni” (New World Order) patronajlarına servis yapan bir istihbarat kuruluşudur !!!

CHANGE.ORG
Emperyalizmin, Faşizmin, Sermayenin ve Siyonizmin “Global Hededefler”i yolunda engel olabilecek hassasiyetlerin, duyarlılıkların ve tepkilerin reaksiyondan aksiyona geçmesi olasılıklarını çok yönlü anlık denetim altında tutan bir BİLGİ, İSTİHBARAT, PSİKOLOJİK HARP ve TAKTİK İSTATİSTİK merkezidir…

CHANGE.ORG
Özellikle; Genetik, Kimyasal, Biyolojik, Elektro Manyetik ve benzeri kitlesel saldırılarda hedef toplumlardan geri bildirim (Feed Back) almak, tepki derecelerini ve yaygınlıklarını ölçmek ve değerlendirmek amaçlı oluşturulmuş bir İllüminati yapılanmasıdır!

CHANGE.ORG
Wiki-Leaks ve benzer yapılar aslında tehdit ve şantaj kurumları olarak çalışırlar. ~200 civarında ülkedeki hedef yapılar (Genellikle O Ülkelerin Milli Kurumları!) oluşturulan “İMZA”(!) kampanyaları ile elde ettikleri ŞANTAJ GÜCÜ ile zor durumda bırakılır. Ayrıca; arşivlenen toplumsal tepkiler ve temayüller İnasn Karşıtı Kuruluşlara astronomik rakamlar ile pazarlanır!

CHANGE.ORG
Ülkelerdeki vatanseverleri “BEN İYİ BİR ŞEY YAPIYORUM ZANNI” ile farklı kampanya öbekleri altında toplayarak ve onlara kendi kendilerini alkışlatarak sosyal bir şizofreni yaratır. “İMZACILAR”ın plastik bir heyecan ile güdülenip topluca katılımlarının sağlanması ile ülkelerine yüzlerce ajanın bile yapamayacağı büyük “ZARARLI DEĞİŞİMLER” yaparlar…

CHANGE.ORG
Yüzlerce “sermaye” grubu ve stratejik, taktik, ritüelik oluşumlar tarafından desteklenir!

CHANGE.ORG
Katılımcı kurbanların imzaları üzerinden dünya zengini olmuş bir KÜRESEL SERMAYE (ve İllüminati) organizasyonudur…

CHANGE.ORG
İnsanların vicdanları, sağduyuları, tepkileri, duygu ve düşünceleri, kabulleri, gözyaşları, sinirleri, tepkileri vb. üzerinden para kazanabilen yegâne kurumdur…

CHANGE.ORG
Adı gibi DEĞİŞTİREN(!), 
Yani; 
“CHANGE(!) yapan ORG”anizasyondur… 

YOKSA SİZ;
Bu "cici maskeli" SİYONİST kurumu olan İLLÜMİNATİ kuruluşuna vereceğiniz bir imzayla dünyayı ve ülkenizi gerçekten değiştirip düzeltebileceğinize inanacak kadar safmısınız!?


LÜTFEN:
UYANALIM!
UYANDIRALIM!

Saygılarımla,
Ali Aslan DUMANOL
24.10.2015 ANKARA




14 Ekim 2015 Çarşamba

PKK’LI ŞEHİTLERİMİZ (!?)

İyi kötüye, 
Doğru yanlışa karıştırılıyor !!!











Milletimiz;
Bilinçli bir "Algı Yönetimi" safsataları ve yeni konsept kitle uyutma-hipnoz enstrümanları ile çok ağır bir psikolojik savaş altında ezilip işgale hazırlanıyor !!!

Takipçilerim ve dostlarım bilir, uzunca bir zamandır makale yazmıyordum…

Fikir ve düşüncelerimi, kanaat ve duygularımı orta dereceye ayarlanmış bir doz ile sosyal medyadaki Facebook hesabım üzerinden yayınladığım “Resimli-Mesajlar” (Kendi tanımlamam ile “Poster-Makale”) ile paylaşıyordum… 

https://www.facebook.com/dumanol

Bugün açıklanan bir “Hükumet (Devlet!) kararı”nın basın üzerinden kamuoyuna duyurulmasını “Gar Patlaması”ndan çok daha sarsıcı “ŞOK BİR GELİŞME” olarak gördüğüm için yeniden yazmaya karar verdim.

Halen Hükumet etmekte olan Adalet ve Kalkınma Partisi aklı, şu anda kendisinde olan yetkiyi kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına verdiği bir kararla Ankara Patlamasında hayatını kaybeden herkesi Sivil Şehit, malul ve yararlıları ise Sivil Gazi ilan ettiğini açıkladı.

İçinizden bazılarının buraya kadar okuduklarında (bazılarının ise okuduktan sonra bile!) “Eeee, ne var bunda?” diyeceklerini biliyorum.

Şimdi gelelim konuya ve kıytırık bir toplum mühendisliği çalışmasının bölücü destekli ayrıntılarına.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığının temeli ve teminatı olan aziz ve muhterem “TÜRK MİLLETİ”nin en kutsal kabullerinden biri de “ŞEHİTLİK MAKAMI”dır.

Bu makamın kutsiyetinin Türk Töresi üzerindeki manevi gücü;
O’na Haçlı Ordularının Mağrur Şövalyelerini Anadolu topraklarına gömdürecek,

Asırlar boyunca birçok milletin almayı istediği ve denediği İstanbul'u feth ettirecek,
Zengin ve kibirli Avrupayı diz çöktürecek
Ve
77 millete kendisini tekrim ettirecek kadar kuvvetlidir.

Geleneklerimizde, yalnızca iman etmiş cengaver yiğitlerin (Hem Alevilerin, hem de Sünnilerin) savaş alanlarında son nefeslerini verirken “Kelime-i Şehadet” getirerek ulaşabildiği (ani ölümlerde aranmaz) bir “Ulu Mertebe”dir ŞEHİT’lik…

Cumhuriyetine ve Devletine hatta önderine bile adını veren Yüce Türk Milleti tarihin her döneminde mutlaka bir savaş içinde olagelmiştir. Cephe savaşlarının olmadığı huzur yıllarında ise, hiçbir dönem eksik olmamış dahili kahpe düşmanlarıyla mücadele etmek, hatta savaşmak durumunda kalmıştır.  

İşte yine böyle bir dış mihraklı ve dünyada şimdiye kadar eşine benzerine rastlanmamış bir şiddette ve uzunluktaki asimetrik bir savaşı göğüsleyen milletimiz, na yazık ki, kuruluş sloganı “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” olan Cumhuriyet döneminde de tam bir huzura kavuşamamıştır.

Önceki dönemlerde darbeler, siyasi kargaşalar ve aşırı saldırgan Sol, son yıllarda ise, PKK’ın (ve malum bölücü Sol Örgütler!) emsalsiz bir kahpelik ve hainlik ile sürdürdüğü işbirlikçi lejyoner terörizm ile yüksek yoğunluklu bir mücadele vermektedir…

Günümüze kadar vermiş olduğumuz sivil ve üniformalı “ŞEHİT”lerimizin sayısı binlerle ifade edilmekte olup, bu miktar; saldırılarda hayatlarını kaybeden sivil vatandaşlarımızla beraber onbinlere ulaşmaktadır.

Devletimiz bu süreç içinde “Vatan Savunması” sırasında hayatlarını kaybeden Kahraman Şehitlerine ve Malül Gazilerine sahip çıkarak TBMM’den çıkarılan kanunlar ile “özel mali ve sosyal haklar” tanımıştır.  

Kanun marifetiyle verilen haklar her ne kadar kahraman Şehitlerimizin ve Gazilerimizin yüksek manevi kararlılıklarını asla karşılayamaz olsa bile, Türk Milleti’nin kalplerinin biraz olsun serinlemesine ve geride kalan acılı ailelerin sosyal yaşamlarına devamı açısından önemli bir destek sağlamıştır.

Şahit yakını yurttaşlarımız, toplum içindeki saygınlıklarını ve toplumsal hafıza içinde asla kaybolmaması gereken manevi varlıklarını bu sayede muhafaza ve müdafaa eyleyebilmişler ve kahpe düşmana karşı psikolojik bir teçhizatla yaşama daha kararlı bir güç ile bağlanma imkanı bulmuşlardır…

Ta ki bu güne kadar!
13 Ekim 2015 Salı Gününe kadar!

Hükumet (Devlet!?) bugün;
Kendilerine “Barış, Emek ve Demokrasi Platformu” adı veren (HDP önderliğinde!) PKK’lı ve Bölücü Sol Örgütlerin birlikte katılımı ile düzenlenen sözde Barış Yürüyüşü özde Devlete posta koyma ve gözdağı verme gövde gösterisi olan etkinliğe gelen eylemcilerden 10.10.2015’de “Ankara Garı Patlamasında” hayatını kaybedenlerin “Sivil Şehit”, yaralıların “Sivil Gazi” ve geride kalan yakınlarının “ilgili yasaların tüm haklarından tam olarak faydalandırılacaklarını, tüm yakınlarına tazminat ödeneceğini” açıkladı !!!

İLGİLİ VİDEO:



Recep Tayyip Erdoğan'ın Konu İle İlgili Konuşması;
Böylece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yepyeni(!) bir döneme girilmiş oldu…

Türk Vatanını ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini kanı, canı pahasına savunan ve bu uğurda ŞEHİT ve GAZİ olan kahraman evlatlarımız ile Vatanımıza kasteden ve Devletimizi alenen ve cebren yıkmaya çalışan bölücülerin cenazeleri ile eşdeğer görülmesine karar verildi…

İçimden “ÇÜŞŞŞŞŞ” demek geliyor ama Devletimize karşı derin bir sadakat ve sevgi besleyen, ataları İstiklal Madalyalı Şehitler ve Gaziler olan bir aile geleneğinden geldiğim için saygımı bozmayacağım…

Bununla beraber, hepinizin yakinen bildiği ve çıplak gözlerle gördüğü gerçekliği elbette ki yazacağım.

Önce kimmiş bu “Barış(!) Yürüyüşçüleri” bir görsel gezintiye çıkalım…

PATLAMA ÖNCESİ VE SONRASI FOTOĞRAFLAR:






































Ayrıca görsel olarak ta izleyelim...

Barış eylemcileri, barışın sembolü orak çekiçli kızıl bayraklar, sarı-kırmızı-yeşil örgüt paçavraları ile ve bilumum bölücü flama ve bayraklar ile toplu halaylar çekiyorlar… Hep beraber attıkları sloganları ve slogan içindeki repliğin aynen gerçekleşecek olması ise “İllüminati Kartları”nı bile gölgede bırakacak türden…

“BU MEYDAN KANLI MEYDAN” !!! …….

Ve 1-2 Dk. Sonra bombalar patlıyor meydan kana bulanıyor…
O Meydan, “KANLI MEYDAN” oluyor… !!!


İŞTE İLGİLİ VİDEO:


İLLÜMİNATİ KARTLARI:


1915 – 20115 “100 Yıllık Parantez” meselesi!
***
Terörist koalisyon birliklerinin kurtarılmış yerleşim yerleri operasyonları!
***
Tüm ülkelerin burnunu soktuğu Suriye, ibadete yasaklanan ve yıkımına hazırlanan Mescid-i Aksa, Şeytan Taşlama kayıpları,  kanların gölgesinde gidilen Genel Seçimler  vb. gibi ilginç senkronik zamanlamalar!
***
Başımıza bu belaları saran ve halen destekleyen ülke liderlerinin taziye mesajları!
***
Aynı şer cephesinde birleşen ticaret, siyaset, cemaat, örgüt, basın ve entel mangaları!
***
Çok bilinmeyenli 1923 - 2023 spekülasyonları!
***
Vb…
Vb…
   
VE!
Ölen bölücü PKK’lı ölüleri ile eşdeğer oldukları ilan edilen aziz şehitlerimiz…


Değerli aklıevel “karar vericiler”miz! (decision mekers):

Madem ölen sivil PKK’lılar Şehit sayılacak:
Neden PKK mezarlıklarını (sözde şehitliklerini!?) kaldırmaya çalışıyorsunuz?








Madem ölen sivil PKK’lılar Şehit sayılacak:
Neden sokağa çıkma yasağı ilan ettiğiniz yerlerde "SİVİL PKK’lı" lar ile savaşıyorsunuz?

Dilim söylemeye pek varmıyor ama;
Yoksa kendi elinizle sözde şehitler yaratıp (sivil) "Bölücülere Özel(!) Gizli Bir Sosyal Güvenlik Yasası”mı oluşturmaktasınız?

Madem ölen sivil PKK’lılar Şehit sayılacak:
Neden "RESMİi PKK’lılar"ı (o da ne demekse!?) ayrı tutuyorsunuz!?

Teröristin her türü teröristtir!
Şimdi bir de RESMİ TERÖRİST – SİVİL TERÖRİST tartışması başlatacaksınız ???

"TERÖRİZM TANIMI"na yeni bir yama mı yapıyorsunuz???

Bundan böyle;
Onlarca yılın tecrübeleri ile oluşturduğumuz “Terörle Mücadele Yasaları”mızı nasıl yorumlayıp, nerede saklayacaksınız!

HDP'nin liderleri bile olay yerinde neşe içindeler!




Tüm bunların yanında sizler bu kararınızla;
Önemli bir sosyal karmaşaya bizzat çanak tutanlar olarak Türk Tarihinin sayfalarında istisna bir yere konulup öylece anılacaksınız!!!

Tekrar Tekrar Soruyorum!!!
Orak-Çekiçli, Kızıl Yıldızlı ve Sarı-Kırmızı-Yeşil paçavralı sözde şehit yakınları ile Türk Bayraklı şehit yakınlarını eşit haklara sahip taraflar olarak nasıl yan yana getireceksiniz?

Daha da önemlisi;
Asil Milletimizin şehit ve gazilerine başköşesini ayırdığı hüzünlü kalplerinde kendinize hangi yüzle ve nasıl bir nutuk ile yer bulacaksınız?

YOL YAKINKEN DÖNÜN !
ŞEHİTLİK VE GAZİLİK KAVRAMLARIMIZLA OYNAMAYIN !
SİYASET UĞRUNA GERİ DÖNÜLMEZ YARALAR AÇMAYIN !

TÜRK MİLLETİ ARKANIZDADIR !
YETER Kİ, TERÖRLE VE TERÖRİZMLE ADAM GİBİ SAVAŞIN !

AKSİ HALDE;
VATAN ŞEHİDİ EVLATLARIMIZIN KANLARINI HELAL ETMEYECEĞİZ !